çağdaş romans etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çağdaş romans etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 Ocak 2015 Cuma
Kitap Yorumu: Ruh Öküzüm - Lauren Morrill
Bugün bir ilke imza atıp, tarihin tozlu raflarından bulup çıkardığım bir kitabın yorumunu sizlere sunuyorum. Sanırım bu kitabı iki yıl falan önce okumuştum. Türkçesinin çıktığını öğrenince bir hayli şaşırmıştım; çünkü çıkacağını tahmin etmiyordum. Her neyse; benim okuduğum adıyla Meant to Be, sizin bildiğiniz adıyla Ruh Öküzüm'ün yorumuna yavaş yavaş geçmeme izin verin.
Aslında Türkçe adını duyunca bayağı afallamıştım çünkü malumunuz, oldukça özgün bir isim kullanılmış. Ama içeriği düşününce uygun olduğuna karar kıldım. Kitap, tam anlamıyla bir young adult aşk kitabı. Esas kız, lise çağlarında ve ergenliğinin hakkını veriyor.
Julia, kitap bağımlısı, Shakespeare hayranı, çalışkanlığıyla göz dolduran ve kurallara her daim uyan bir genç kızdır. Sınıfıyla birlikte gittikleri Londra gezisi onun için bir nimettir çünkü Shakespeare'in topraklarında dolaşacak, ayrıca sevdiği pek çok kültürel aktiviteye katılabilecektir. Ancak bu gezi ona henüz uçaktayken zehir olmaya başlar. Okulun en sinir bozucu çocuklarından Jason, durmaksızın onunla uğraşıyordur ve bu durum diğer öğrencilerin aralarındaki ilişkiyi yanlış anlamalarına sebebiyet veriyordur. Üstelik Julia'nın en yakın arkadaşı Pheobe de geziye katılamamıştır. Yani Julia, tek başına ve Jason ukalasıyla uğraşmak zorunda kaldığı bir gezide cehennem azabı çekmek üzeredir.
Aşka yürekten inanan Julia'nın anne ve babası, henüz lisedeyken âşık olup evlenmişlerdir. Julia onların her zaman birbirinin kaderi olduğunu düşünmüştür. Ve kendisinin de kaderi olduğuna inandığı biri vardır: Mark Bixford. Beş yaşından beri âşık olduğu kapı komşusu. Ne yazık ki Mark, Julia'nın farkında değildir.
Etiketler:
çağdaş romans
,
genç yetişkin
,
kitap yorumu
,
lauren morrill
,
londra
,
meant to be
,
pegasus yayınları
,
romans
,
ruh öküzüm
14 Ağustos 2014 Perşembe
30. ÜKG Blog Turu: Duvarların Dili Olsa - Alice Clayton
Bazen duvarlar o kadar incedir ki tutku aradan sızıverir. "Ah, tanrım."
Tak.
"Ah, aaahhh."
Tak tak.
Neler oluy...
"Oh, aahh, çok iyi!"
Caroline, San Francisco'daki yeni dairesinde ilk uykusundan işte böyle uyandı. Çapkın komşusunun adeta küçük bir haremi vardı. Her gece başka bir kadınla, Caroline'ın yatak başındaki tabloyu kafasına düşürecek kadar hızla duvarları gümbürdetiyordu. Hatta Caroline'ın kedisi Clive bile bu seslere kayıtsız kalamamış, düz duvara tırmanmaya başlamıştı. Artık uyku haramdı. Kapı deliğinde nöbet tutmasına rağmen bu gizemli adamın neye benzediğini bir türlü göremiyor, meraktan ve sinirden çıldırıyordu. En sonunda, bir gece, bu tantanaya daha fazla dayanamayıp hışımla adamın kapısını çaldı. İlk görüşte aşk, hiç bu kadar eğlenceli, komik ve tutkulu yazılmamıştı…
"Çıtır çerezlik kitap nedir?" diye sorulsa cevabım Duvarların Dili Olsa/Wallbanger olur. Şimdi efendim, kitabı uzun zamandır bilmeme rağmen hiç doğru düzgün ilgimi çekmemişti. Malum, türden bir hayli soğumuş biri olarak "Aman benden uzak dursun" diyerek yanına bile yanaşmamıştım. Tur kitabımız olmasına kısmetmiş.
Bu yorumu "yetişkin romanstan soğuyan bir okur" gözüyle yazıyorum. Öncelikle kitap sanıldığı gibi eğlenceli. Benden geçer puan almasının ilk sebebi bu. Ancak sürekli sırıttıran türde bir eğlenceli kavramı değil bu bahsettiğim. Sıkmayan, ama çok bir şey de vermeyen bir eğlence. İkinci artısı da türünün kitaplarının aksine entrikadan falan uzak olması. Romantik-komedi diyebiliriz belki kitaba. Biraz daha on sekiz yaş üstü versiyonu.
Etiketler:
alice clayton
,
blog tour
,
blog tur
,
çağdaş romans
,
dex
,
DEX Plus
,
duvarların dili olsa
,
erotic romance
,
romance
,
romans
,
ükg blog turları
,
wallbanger
,
yetişkin
25 Eylül 2013 Çarşamba
15. ÜKG Blog Turu: Dublin Caddesi - Samantha Young
Hatırlarsanız ÜKG henüz ÜKG olmadan ilk turunu DEX ile yapmıştı. Şimdi yine bir işbirliği yaparak 1. yılımıza yaklaşırken DEX'in alt markası olan DEX Plus'un ilk kitabını tur kitabı olarak inceleme mutluluğunu sizlerle paylaşıyoruz.
Bahsi geçen kitap benim ve ÜKG üyelerinin çoğunun daha önce severek okuduğu Dublin Caddesi/On Dublin Street. Yetişkinlere yönelik romans kategorisindeki bu kitabı sizin de merak ettiğinizi çok iyi biliyoruz. Bu turda kişisel nedenlerden ötürü pek fazla emek sarf edemediğimi düşünsem de umarım karakter fihristi ve playlist'ten oluşan yazımı beğenirsiniz. Yardımları için Sevgili Kitap'ın çok sevgili sahibesi Ezgi'ye teşekkürü borç bilirim.
Keyifli turlar!
Tur Takvimi;19. 09. 2013 | Romancekolik - Karakter Söyleşisi
20. 09. 2013 | Zimlicious - Yazarla Söyleşi
21. 09. 2013 | Yorumbaz - Kitap Yorumu
22. 09. 2013 | Sevgili Kitap - Kitap Yorumu & Alıntılar
23. 09. 2013 | Kitab-ı Sevda - Aşk, Aile ve Arkadaşlık
24. 09. 2013 | Kitap Esintisi -
25. 09. 2013 | Kitap Hayvanı'nın Günlüğü - Karakter Fihristi & Playlist
Tanıtım:
Joss geçmişte yaşadığı acıları bir kutuya kilitleyip her şeyi unutmak için Amerika'dan İskoçya'ya yerleşmişti ve şimdi yeni bir ev arıyordu.Bulduğu ev Dublin Caddesi'ndeki havalı binalardan birindeydi.Yolda bir adamla karşılaştı.
Takım elbiseli, bronz tenli, çıldırtıcı İskoç aksanlı, maço tavırlı, seksi bakışlı Braden'la.
Joss, Braden'ın her zaman kolunda taşıdığı Barbİe kılıklı kızlardan biri değildi, olmaya da hiç niyeti yoktu.
Ama insan arzularına nereye kadar gem vurabilir?
Kalbiniz başka, beyniniz başka şey söylüyorsa, hangisinin sözünü dinlesiniz?
Trajedi. Seks. Tutku. Kahkaha. Kıskançlık.
Etiketler:
blog tour
,
blog tur
,
çağdaş romans
,
dexplus
,
dublin caddesi
,
karakter fihristi
,
on dublin street
,
playlist
,
romans
,
samantha young
,
ükg blog turları
,
yetişkin
5 Ağustos 2013 Pazartesi
Kitap Yorumu: Falling Into You - Jasinda Wilder
Kesinlikle bu kadar derin ve karanlık bir kitap çıkmasını beklemiyordum Falling Into You'nun. Sandığımdan ağır çıktı. Duygusal anlamda her şeyden çabuk etkileniyorsanız bu kitabı okumamak sizin için hayırlı olabilir. Birazdan da anlatacağım ama şu zavallı kızın çekmediği kalmadı. Colton desen yürek parçalar. E, karakter ölümü de var. Yani okuyup da etkilenmemek elde değil. Hele ki benim gibi bu konularda hassassanız.
Aslında Falling Into You, bir dönem yarım bıraktığım kitaplar arasındaydı. Ne hikmetse o ara birkaç kitaba birden başlayıp yarıda bıraktım. Bunalıma falan girmiştim haberim yoktu herhalde. Gerçi bu kitabı yarıda bırakmam biraz normal karşılanabilir çünkü özellikle ölüm söz konusu olunca yüreğim dayanmıyor. Ki ben en sevdiği çift ayrılınca zırıl zırıl ağlayan bir insanım. Yani belki de bilinçaltım bana "kaç" dedi ama tabii ben ne yaptım? Birkaç ay sonra olsa da okudum bitirdim. Çünkü herkes gibi ben de biraz mazoşistim, evet.
Daha kitabın başında ne olacağını biliyorsunuz. Tanıtımda bile yazıyor. Bile bile lades dediyseniz sizi yazının devamını okumaktan alıkoyamam. Kolay gelsin.
Nell ve Kyle, varlıklı bir aileden gelme iki çocukluk arkadaşı. Kendilerini bildiler bileli birlikteler. Birlikte oyun oynamışlar, okula birlikte gitmişler... Ancak ikisi de büyüyüp serpildikçe aralarındaki dostluk daha farklı bir boyuta ulaşıyor. Kyle'ın gelişen hormonları Nell'in şekillenen vücuduna karşı koyamıyor ve en yakın arkadaşlar sevgili oluyorlar. 16 yaşında başlayan birliktelikleri 2 yıl boyunca mutlu mesut devam ediyor. Bu arada ikili de iyice birbirine bağlanıyor. Birbirlerine aşk yeminleri edip, geleceği şimdilik görmezden geliyorlar. Ta ki 2 yılın ardından tatilden dönüşte o kaza olana kadar.
Etiketler:
çağdaş romans
,
falling into you
,
jasinda wilder
,
kitap yorumu
,
new adult
,
ölüm
,
romance
,
romans
,
yeni yetişkin
29 Temmuz 2013 Pazartesi
Kitap Yorumu: The Secret of Ella and Micha - Jessica Sorensen
Aslında bu kitabı çok çok önce okumuştum ancak Yorumbaz'ın ısrarları sonucu yorum yazmaya karar verdim. İnanın bana Büşra'nın ısrarıyla tanışmadıysanız kendinizi şanslı saymalısınız. :D
The Secret of Ella and Micha, bir new adult kitabı. Bana göre türünün en iyilerinden biri. Ve aynı zamanda bu türde okuduğum ilk kitap. Aradan bir sürü zaman geçmesine rağmen hâlâ anımsıyorum kitabı rahatlıkla. Çünkü çok sevmiştim. Özellikle Micha'yı... Oraya birazdan geleceğim.
Ella Daniels, doğup büyüdüğü kasabadan kaçmış, 8 ay boyunca Las Vegas'taki üniversitesinde saklanmıştır. Sadece bununla da kalmamış, ismi dışında her şeyini değiştirmiştir. Giyiniş tarzını, tavırlarını... Ve geçmişinden kimseye söz etmemiştir. Tanıdığı kimsenin onu bulmaması için çok çabalamıştır. Aslında Ella'yı arayacak tek bir kişi vardır: Çocukluk arkadaşı Micha. Ella kasabadan ayrılmadan önce yıllarca süren dostlukları daha ileri bir seviyeye geçmek üzeredir fakat Ella Micha'yı ortada bırakıp kaybolunca zavallı Micha tüm zamanını kızı bulmakta harcamıştır.
Ella, yaz tatilini geçirmek için arkadaşı Lila ile beraber doğduğu kasabaya geri döner. Ella'nın bu geri dönüşü eski korkularını da beraberinde getirir. Geçmişiyle tekrar yüzleşmek zorunda kalacak ve elbette Micha'yı tekrar görecektir.
Ella ne kadar Micha'yla başbaşa kalmamak için büyük özen gösterse de şans Micha'dan yanadır ve aralarındaki elektriğin hiç mi hiç sönmediğini çok geçmeden ikisi de fark eder. Aralarındaki ilişki sadece çekim değildir aslında. Ella ve Micha küçüklükten beri birbirlerinin en yakını olmuşlar, her sorunu birlikte aşmışlardır. Onlara kendi anne babalarından daha iyi muamele eden Grady'i de tekrar görme imkanı bulur Ella.
20 Nisan 2013 Cumartesi
Kitap Yorumu: Never Too Far - Abbi Glines
Never Too Far, Fallen Too Far'ın devam kitabı. Fallen Too Far yorumumu buradan okuyabilirsiniz.
Blaire ve Rush'un hikâyesi kaldığı yerden devam ediyor Never Too Far'da. Biraz anlatmaya başlamadan önce uyarımı yapayım hemen: Sevgili okur, Fallen Too Far'ı okumadıysan ya da okumak istiyor ama spoiler almak istemiyorsun burada ne işin var? Kapat hemen o sekmeyi! Çünkü büyük ihtimalle birkaç bir şey okuyacaksın ilk kitabın sonu hakkında. Sonra uyarmadı deme.
Nerede kalmıştık? Hah. Babası ve üvey annesinin, annesi hakkında attığı iftiralara dayanamayan Blaire son olarak şehri terk ederek doğduğu kasabaya dönmüştü. Ancak bedeninin orada olması aklının ve kalbinin bıraktığı yerde, yani Rush'un yanında kalmadığı anlamına gelmiyor elbette. Blaire hâlâ deli gibi seviyor Rush'ı. Ama ondan sakladığı sırdan ve yaşananlardan sonra birlikte olamayacaklarını düşünüyor.
Peki, ya Rush? Ah, o derbeder bir hâlde! Evden dışarı adımını atmıyor. Blaire'ın gidişiyle adeta yıkılmış çocukcağız. Kim ne yaparsa yapsın eski hâline getiremiyor onu. Tek umudu bir gün Blaire'in ona dönecek olması. Ama umutlar da tükenir değil mi? Bakalım gerçekten öyle olacak mı...
Henüz kitabın başındayken Blaire'in hamile olduğundan şüphelenmeye başlıyoruz. Doğru olup olmadığını söylemeyeceğim. Ama açıkçası bu durumu fazla klişe buldum. Hani "E, romans kitabından ne bekliyorsun ki?" diye sorabilirsiniz; fakat çok tahmin edilebilirdi be.
Etiketler:
abbi glines
,
çağdaş romans
,
fallen too far
,
kitap yorumu
,
never too far
,
new adult
,
romance
,
romans
,
too far
,
yeni yetişkin
18 Nisan 2013 Perşembe
Kitap Yorumu: Fallen Too Far - Abbi Glines
Artık resmileşti: Ben bir new adult bağımlısıyım!
Fallen Too Far, bu kategori içinde en çok konuşulan kitaplardan biri herhalde. Kitabın uzun zamandır farkındaydım lâkin kitap okuma hastalığına yeniden tutulduğum şu günlerde ancak okuyabildim. Kitap oldukça kısa aslında. Zaten romans kitaplarını çok hızlı okurum; eh, bu kadar kısa olup da aynı zamanda sürükleyici olunca da Fallen Too Far'ı bir oturuşta bitiriverdim.
Öncelikle kapak resminin çok hoşuma gittiğini belirtmeliyim. Karakterlere ve konuya aşırı uygun olduğunu düşünüyorum. O soft renkler ve yazı tipiyle daha bir uyumlu olmuş. Her gördüğümde şöyle bir bakmadan edemiyorum. Evet, tıpkı kapaktaki gibi kadın kahramanımız Blaire platin sarısı saçlı, genç bir kız. Erkek kahramanımız Rush ise manken vücutlu, rockçı tipli bir afet.
New adult kitaplarını artık çoğunuz biliyorsunuzdur. Üniversite çağlarında geçiyor ve young adult kitaplarına göre daha fazla cinsellik, küfür gibi yetişkin unsurlar içeriyor. Ama bir yetişkin kitabı gibi detaylı değil elbette. Ancak okuduğum new adultlar arasında, Fallen Too Far cinselliğin en açık işlendiğiydi. Bu beni rahatsız etti mi? Hayır. Sadece bir uyarı niteliğinde belirtme gereği duyuyorum.
Kitabın başında on dokuz yaşındaki, annesini yeni kaybetmiş Blaire gidecek başka bir yeri olmadığı için yıllardır yüzünü görmediği babasının evine gidiyor. Tabii elinde silah olmasına rağmen henüz saf olan kızımız babasının yeni karısıyla tatilde olacağını tahmin edemiyor. Elinde 20 dolar ve kamyonetinden başka bir şey yok Blaire'ın. Babasının evinde, daha sonra üvey kardeşi olduğunu öğreneceği ve aslında evin sahibi olan Rush'ın öküz tavırlarını görünce de sokakta yatmayı bile düşünüyor.
Etiketler:
abbi glines
,
aşk
,
çağdaş romans
,
fallen too far
,
kitap yorumu
,
new adult
,
romance
,
romans
,
yeni yetişkin
17 Nisan 2013 Çarşamba
Kitap Yorumu: Ten Tiny Breaths - K.A. Tucker
“Just breathe. Ten tiny breaths … Seize them. Feel them. Love them.”
"Sadece nefes al. On küçük nefes. Benimse onları. Hisset onları. Sev onları."
Ten Tiny Breaths... "Ne kitaptı ama!" diye bileceğim nadir eserlerden. Hararetle geçen vize dönemimin sonlarına yaklaşırken, fena hâlde New Adult açlığı çekmekteydim. O duyguyu size anlatamam. Bir tane okumak için birkaç parmağımı feda edebilirdim! Ancak sınavlar o kadar yoğundu ki değil okumak, elime bir kitap bile alamadım. Son 1 tane kalmışken, dün bu açlığımı sonunda dindirmeye karar verdim.
Bu kitap hakkında çok şey okudum diyemeyeceğim. Çünkü okumadım. Birkaç yoruma şöyle bir göz attım. Ancak Goodreads puanı 4.36. Ve canım aşırı şekilde depresyona sokacak bir kitap çektiği için -hep Hanife (Romancekolik)'den bulaştı bunlar- ilk olarak elim Ten Tiny Breaths'e gitti.
Dediğim gibi, kitap hakkında pek bir şey okumadım ve iyi ki de öyle yapmışım! Başka türlü bu kadar duyguyu aynı anda yaşayamazdım. Hakikaten bir duygu patlaması yarattı bende kitap. Özellikle yarısını geçtikten sonra her şey o kadar üst üste ve dolu dolu geldi ki, bir ara ne hissedeceğimi şaşırdım. Karakterlerin kurgulanışını çok gerçekçi buldum. Ve kurgunun da aynı şekilde. Öyle her şey bir anda olup bitmiyordu.
Biraz kitabın içeriğini anlatacak olursam; Kacey anne-babasını, en yakın arkadaşını ve erkek arkadaşını bir araba kazasında, kendinin de içinde olduğu bir kazada, kaybetmiştir. O günden beri tamamen başka bir Kacey olmuş, hayata yalnızca on beş yaşındaki kız kardeşi Livie için tutunmuştur. İki kardeş, teyze/halalarının yanında kalmaktadırlar ancak kadının kocasının bir gece Livie'yi taciz etmesinden sonra Kacey kardeşini de alarak Miami'ye kaçar. İkisi, orada yeni bir hayat inşa etmeye çalışırlar. Eski püskü bir apartman dairesine taşınırlar. Ancak taşındıkları apartmanda özellikle Kacey'nin hayatta istemeyeceği bir şey onları beklemektedir.
Etiketler:
çağdaş romans
,
k.a. tucker
,
kitap yorumu
,
new adult
,
ölüm
,
romance
,
romans
,
ten tiny breaths
,
trent emerson
,
yeni yetişkin
6 Nisan 2013 Cumartesi
9. ÜKG Blog Turu: Tatlı Bela - Jamie McGuire
ÜKG'nin 9. blog tur kitabı Yabancı Yayınları'ndan çıkan ve çok konuşulan Tatlı Bela. Yani bu turda kitap hakkında pek çok yorum, tanıtım okuma şansına sahip olabileceksiniz.
Tur takvimi;
04.04 | Kitab-ı Sevda - Ön Okuma + Tatlı Bela Öncesi, Sonrası ve O An
05.04 | Kağıt Kız - Kitap Yorumu + Bad Boy Olmanın Altın Kuralları
05.04 | Kitap Esintisi - Kitap Yorumu
06.04 | Yorumbaz - Kitap Yorumu + Buradan Bir Bad Boy Geçti!
06.04 | Kitap Hayvanı'nın Günlüğü - Kitap Yorumu + Soundtrack
07.04 | Zimlicious - Yazar ile Röportaj
07.04 | Romancekolik - Kitap Yorumu
Tanıtım:
Tür: Yeni Yetişkin, Romans
Yayıncı: Yabancı Yayınları
Sayfa Sayısı: 424
Orijinal Ad: Beautiful Disaster
Orijinal Dil: İngilizce
Çeviren: Boran Evren
Abby Abernathy karanlık geçmişiyle arasına mesafe koymuş olan, alkol kullanmayan, küfür bile etmeyen kendi halinde bir kız, fakat hayatını dövüşerek kazanan ve vücudu dövmelerle kaplı yakışıklı Travis Maddox onun hayatını değiştireceğe benziyor. İyi kız ve kötü çocuk… Bu birliktelik bir aşkın mı habercisi yoksa bir felaketin mi? Tatlı Bela sadece bir “bestseller” değil, uluslararası bir fenomen. Yayımlandığı günden beri tüm dünyada büyük yankı uyandıran bu kitabı okumayan kalmayacak.
Etiketler:
beautiful disaster
,
blog tour
,
blog tur
,
çağdaş
,
çağdaş romans
,
jamie mcguire
,
new adult
,
romance
,
romans
,
tatlı bela
,
travis maddox
,
ükg blog turları
,
yabancı yayınları
,
yeni yetişkin
26 Ocak 2013 Cumartesi
Kitap Yorumu: Reaper's Property - Joanna Wylde
Aslında kitabı o kadar da sevmedim. Bitirdikten sonra şöyle bir bakıp, "Neden 3 verdim ki şimdi buna? 2'yi hak ediyordu hani." demiştim. Ama vermiş bulundum bir kere. Hem sıkılmadım da. O yüzden o 1 puanı sıkmamasının hatrına veriyorum. Yoksa öyle aman aman bir kitap değil.
"Neden bu yargıya vardın şimdi?" diye soracak olursanız, bir kere hem kız (Ne kızı, kadın işte! Kaç yaşına gelmiş kadın.) çok saf. İlk başlarda inatçı çıktı, ağzının payını verecek adama diye düşünüp sevinirken, bir baktım aslında hiç de öyle değilmiş. Adam desen çok değişken ruhlu. Tek bir şey, hem de kıza hak verdiği bir şey, için Marie'ye yapmadığını bırakmadı. Bir iyi yönünü gösterdi bir kötü. Ama bu dengesizlik aşamasına geldi artık. Yok ama, Horse yine okunuyordu bir nevi, beni asıl sinir eden kadındı.
Dağınık bir yorum olma yolunda hızla ilerliyor bu yazı. En başa döneyim en iyisi. Kitabı okumamı sağlayan şey, Goodreads'de gördüğüm şu yorumdu. Sonra Romancekolik, Kitap Esintisi ve Kağıt Kız'la gaza gelip okumaya karar verdik. Aynı anda başladık ve ilk önce ben bitirdim. (Kötü adam kahkahası.) Hakikaten hızlı okunan bir kitap. Ya da eskisine göre yavaş olduğunu düşündüğüm okuma hızımı geri getirdiği için ben öyle düşünüyorum. Zaten sevmemin bir sebebi de bu.
Etiketler:
çağdaş
,
çağdaş romans
,
erotic romance
,
joanne wylde
,
kitap yorumu
,
reaper's property
,
romans
,
yetişkin
13 Ocak 2013 Pazar
Kitap Yorumu: Pushing the Limits - Katie McGarry
Pushing the Limits hiç beklemediğim kadar duygulandırdı beni. Bazen bazı kitaplar oluyor, büyük bir umutla başlıyorum, duygusallık hat safhadadır diyorum, bir bakıyorum fos çıkıyor. Gerçi ağlamak için kitap okumadım hiçbir zaman. Zaten ağlamam da kolay kolay; şimdiye kadar gözlerimin dolduğu kitap sayısı çok azdır. Ancak Pushing the Limits en beklenmedik biçimde kalbimi sıkıştırdı. Özellikle bir young adult kitabından hiç mi hiç beklemiyordum bunu.
Beni neden etkilediğinin detaylarına az sonra döneceğim. Şimdi biraz konusundan bahsedeyim.
Echo Emerson, bir zamanların popüler kızı şimdi herkesten kaçıyor. Eskiden okulun en havalı çocuğuyla çıkıp, tüm aktivitelerde yer alırken artık en yakın arkadaşından bile uzak duruyor. Bunların hepsi, yani eski hayatı ise tek bir gecede yok oldu. Echo'nun kollarında, ısrarla sakladığı yaraların oluştuğu gece.
Bir de Noah'ımız var. Noah Hutchins Echo'nun aksine her şeyi boş vermiş, kötü çocuk imajıyla ün salmış bir genç adam. Kimseyi umursamıyor, herkesle dalga geçiyor, hattâ ot bile içiyor. Tabii onun böyle olmasının da bir sebebi var. Noah'ın annesi ve babası birkaç yıl önce evde çıkan bir yangında ölmüş. Noah ve iki küçük erkek kardeşi öksüz kalınca kardeşleri Jacob ve Tyler geçici olarak evlatlık verilirken, Noah da kısa zaman içinde birkaç tane değiştirmek üzere başka bir ailenin yanına verilmiş.
Etiketler:
bad boy
,
çağdaş romans
,
echo emerson
,
genç yetişkin
,
katie mcgarry
,
kitap yorumu
,
noah hutchins
,
pushing the limits
,
romance
,
romans
27 Kasım 2012 Salı
Kitap Yorumu: Knight - Kristen Ashley
Dikkat!
Bu kitap bildiğiniz kitaplara benzemez! Bol miktarda küfür, aşırı derecede sahiplenici bir alpha male içerir.
Uyarımı şimdiden yapıyorum ki, merak edip de okuyanlar "Aaa, bu neymiş böyle yahu? Ne okumuş bu kız?!" demesin. Çünkü bu kitabı herkes sevemez. Sevmeniz için alpha male dediğimiz, sahiplenici, otoriter, dediğini yaptıran erkek karakterlerden hoşlanmanız gerek. Eğer bu kritere uyuyor, "argo ve küfür beni hiç rahatsız etmez canım" diyorsanız o halde okumayı göze alabilirsiniz.
Dediğim gibi, Knight oldukça farklı bir kitap. Bundan önce, aynı etiketlerle anılan Bared to You'yu okumuştum ve açıkçası Gideon'u bu kadar sevmemiştim. Knight'ta bir şey var... Pek çok yönüyle aykırı olsa ve şöyle bir düşününce "yuh artık, yok canım!" dedirtecek şeyler yapıp söylese de adam kendini sevdiriyor. Sanırım mesele 'hissetmek.'
Etiketler:
anti-hero
,
çağdaş romans
,
erotic romance
,
kitap yorumu
,
knight
,
kristen ashley
,
romance
,
romans
,
unfinished hero
,
yetişkin
19 Kasım 2012 Pazartesi
Kitap Yorumu: Tempting the Player - J. Lynn
Chad Gamble, Gamble kardeşlerin en büyüğü ve beysbol oyuncusu. Aynı zamanda ağız sulandıracak kadar yakışıklı ve kötü çocuk imajıyla meşhur. Sorun da burada zaten. Chad'in çok sevdiği şehrinden ayrılmaması için Nationals'da (beysbol takımı) kalması, Nationals'da kalması için de tavırlarını düzeltmesi gerek. Yoksa şehirden de, hayattaki tek dayanakları erkek kardeşlerinden ve Daniels ailesinden de ayrı kalmak zorunda kalacak. Chad, Nationals'da kalmak istiyor istemesine. Sırf bunun için takım ona bir danışman gönderiyor. Miss Gore. O bir efsane! O bir iş bitirici! Bayıldım kadına. Her eve lazım böyle danışman. Neyse. Miss Gore'e olaya el atıyor ancak yine her şey Chad'a bağlı elbette. Uslu durması gerek. İmajını düzeltmek için bir süre kadınlardan ve nahoş yerlerden uzak durması gerek. Ama o ne yapıyor? Şehrin en "ünlü" barlarından birine gidiyor.
Gelelim Bridget'e. Kızımız, ilk kitabın ana kadın karakteri Madison'un asistanlığını yapıyor. Gamble kardeşlerden son derece haberdar yani. Nasıl olmasın ki? Chase her daim Maddie'nin dibinde zaten. Ve aşk meselelerinde talihsiz Bridget, bir gece kız arkadaşıyla bir bara gidiyor. Tahmin edin orada kimle karşılaşıyor? Evvet, doğru bildiniz! Chad'le. Chad, görür görmez Bridget'a göz koyuyor tabii. Bu kızıl afeti elde etmek için anında çalışmalara başlıyor.
Etiketler:
çağdaş romans
,
erotic romance
,
gamble brothers
,
j. lynn
,
jennifer l. armentrout
,
kitap yorumu
,
romance
,
romans
,
tempting the best man
,
tempting the player
,
yetişkin
23 Eylül 2012 Pazar
Kitap Yorumu: On Dublin Street - Samantha Young
Ahh, böyle güzel kitaplar okuyunca çok mutlu oluyorum! Ayrıca kitabın kapağına her bakışımda bitiyorum. Çok sevdiğim dijital artistlerden Phatpuppy'nin eseri.
Önce yazarı bir tanıyalım: Samantha Young, ülkemizde yeni rafları dolduran Kan Günlükleri serisinin (ilk kitabı Kutsanmış Kan) ve The Tale of Lunarmorte, Fire Spirits gibi ünlü fantastik young adult (genç yetişkin) serilerinin yazarı. On Dublin Street, Samantha Young'un ilk fantastik olmayan ve yetişkinlere yönelik romanı. Kendisi İskoç asıllı ve kitabın da geçtiği Edinburgh'da yaşamış. Yani benim de ilk başta adındaki Dublin'den dolayı zannettiğim gibi, kitap İrlanda'da geçmiyor. Dublin Street, kahramanlarımızın yaşadığı İskoçya'nın Edinburgh şehrindeki bir sokak.
On Dublin Street, Jocelyn Butler'ın bakış açısıyla anlatılıyor. Jocelyn - daha çok tercih ettiği adıyla Joss - geçmişi yüzünden kendini insanlardan uzak tutmaya kararlı genç bir kadın. On dört yaşındayken ailesini trafik kazasında kaybetmiş. Bu yüzden hâlâ onları düşündüğü zaman fenalaşıyor, hattâ nöbet geçiriyor. Anlayacağınız, pek çok romans kitabında olanın tersine, On Dublin Street'te erkek değil kadın karakter sorunlu.
Etiketler:
braden carmichael
,
çağdaş romans
,
erotic romance
,
jocelyn butler
,
kitap yorumu
,
on dublin street
,
romance
,
romans
,
samantha young
,
yetişkin
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)

















