ejderha etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ejderha etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Mayıs 2015 Çarşamba

Kitap Yorumu: Talon - Julie Kagawa


Julie Kagawa'yı hem yazarlığıyla hem de sosyal medyada paylaştıklarıyla çok seven ve deliler gibi takip eden ben, Talon'un çıkacağını duyar duymaz üzerine atlamıştım. Sonra şans eseri kitap elime geçmişti. Büyük umutlarla (buradan Dickens'a selamlar olsun) başladığım kitap bana ne yaptı dersiniz?

Ejderhalara olan derin tutkumu artık Mars'takiler bile biliyordur. (Merhaba Mark, sana da selam ederim!) Çok seviyorum. Öyle seviyorum ki artık kendimi onlardan biri gibi görüyorum. Ne düşündüklerini, ne hissettiklerini anlamaya çalıştığım zamanlar oluyor. Ve evet, var olduklarına inanıyorum. Durum böyle olunca, Julie Kagawa gibi Demir Periler serisiyle beni yıkıp geçmiş bir yazardan ejderhaları anlatan bir kitap çıkacağını duyunca çıldırıyor insan. Şöyle Demir Periler'de yaptığı gibi sağlam bir kurgu, güzel karakterler bekliyor. Fakat ne yazık ki Talon bana aradığımı vermedi.

Öncelikle kitabın çooooook basit, klişe bir kurgusu olduğunu itiraf etmek zorundayım. Gerçekten ama. Üzülerek söylüyorum bunu. Olay şudur: Bir kızımız var. Adı Ember Hill. Ember, insan formuna dönüşebilen genç bir ejderha. Henüz on altı yaşında. Ember, kardeş yumurtası ve ikizi Dante ile beraber, pek çok ejderhanın dahil olduğu Talon tarafından California'ya gönderiliyor. Talon, genç ejderhaların ne yapıp yapmayacağına karar veren katı bir örgüt. En büyük düşmanları ise yıllardır ejderhaları avlayan St. George tarikatı. Anlayacağınız Talon, yavru ejderhaları korumak adına bol bol onların yerine karar veriyor. Bu kararlardan biri de işte Ember ve Dante'yi insan kılığına bürünerek başka bir şehre göndermek. Tabii yavru ejderhalarımız sadece gizlenmekle kalmıyor, bir yandan da eğitiliyorlar.

9 Eylül 2012 Pazar

1. Blog Tur: Ruhsuz (Jodi Meadows)


Sevgili diğer Kitap Hayvanları,

İlk blog turumuza hoşgeldiniz!

Kitapların içinde yaşayan ve bu konuda bir şeyler yazmaktan keyif alan bir ekip olarak ilk etkinliğimizi gerçekleştirmenin sevincini yaşıyoruz.

"Bu Blog Turu da ne oluyormuş?" diye soracak olursanız; öncelikle yurtdışındaki kitap bloggerları arasında hayli yaygın bir uygulama olduğunu belirteyim. Bir sürü blogger toplanıp bir kitabı ele alıyor, inceliyor, tanıtıyor, yorumluyor, alıntılar ekliyor, hediyeler veriyor vesaire vesaire. Biz de Türk kitap bloggerları olarak "neden böyle bir şey yapmayalım?" dedik. İlk kitabımızı Ruhsuz olarak seçtik. DEX'den destek alınca ise havalara uçtuk. Böylece Türkiye'deki kitap blogu camiasında yepyeni bir uygulamanın temellerini atmış olduk. 

Merak etmeyin, Blog Turlarımız hız kesmeden devam edecek! İkinci kitabımızı kararlaştırdık bile. Siz sadece bizi takip edin, bir de yorum bırakın yeter.

4 Ağustos 2012 Cumartesi

Ne Okusam, Ne Okusam?


Melez - Jennifer L. Armentrout
DEX Kitap / 340 sayfa
20 TL



Tanıtım:
Sevdiğini öldürebilir misin?

Hematoi ırkı, tanrılarla yaratıkların soyu. İki Hematoi çocuğu Safkan sayılıyor ve tanrısal güçlere sahip oluyor. Hematoilerle ölümlülerin çocukları olan Melezlerde ise bu güçler yok. Bu melezlerin sadece iki seçeneği var: eğitimli birer Avcı olup iblis avlayabilir ya da Safkanların evlerinde kölelik yapabilirler.

Bir Melez olan Alexandria, yaşamını tuvalet temizleye
rek geçirmek yerine tehlikeye atmaya razı ama bunu da yüzüne gözüne bulaştırabilir. Avcılık öğrencilerinin uyması gereken belli kurallar var. Alex’in bu kuralların hepsiyle başı dertte ama en fazla birinci kural onun için büyük sorun:

Safkanlarla Melezler arasında ilişki yasak.

Ne yazık ki Alex, Safkan Aiden’e çok fena âşık. Ancak bu aşk onun tek büyük sorunu değil; daha büyük bir sorun, okuldan mezun olana kadar hayatta kalmak ve bir Avcı olmak. Görevinde başarısızlığa uğrarsa ölümden ya da kölelikten de kötü bir son onu bekliyor: bir iblise dönüşmek ve Aiden’ın avı olmak.

Daha korkunç bir şey düşünülebilir mi?

Melez, Yunan Mitolojisine bambaşka bir bakış açısı kazandırıp dünyada büyük yankı uyandıran Melez Sözleşmeleri serisinin ilk kitabıdır.



Başlayanlar - Lissa Price
DEX Kitap / 348 sayfa
19 TL                                                                                       

Tanıtım:                                                                                                                
Bedenine sahip çık!

Biyolojik Savaş, orta yaşlı insanları yeryüzünden sildi. Geriye sadece çocuklar, gençler ve yaşlılar kaldı. Yaşlılar, yani Sonlayanlar, hayatlarına devam ediyorlar. Paraları ve işleri var, üstelik gelişen tıp ömürlerini de uzattı. Esas sorun ise gençler, yani Başlayanlar. Tümünün anne babası öldü, sokakta kaldılar, beş paraları yok ve açlar. Hayatta kalabilmek için her şeyi ya
pmaya hazırlar.

Callie’nin tek umudu ise Taze Hedefler: bir beden bankası. Burası, gençliklerini yeniden yaşamak isteyen Sonlayanlar’a, üstün bir teknolojiyle geliştirilen bir sistem sayesinde genç bir beden veriyor. Başlayanlar’ın bedenlerini kiralayıp yaşlı vücutlarıyla yapamadıkları her şeyi yapıyorlar. Kiralanan genç bedene ne olduğu ise kimsenin umurunda değil.

Callie de bedenini kiraya veriyor çünkü paraya ihtiyacı var, hasta kardeşine bakabilmek ve yaşamını devam ettirebilmek için.

Ancak bir sorun çıkıyor. Kiracı, Callie’nin bedenini bir cinayet işlemek için kullanmanın peşinde. Callie sistemde çıkan bir hata sonucu birden kendi bedeninde uyanıyor ama kiracısı hala sisteme bağlı. Şimdi tek bedenin içinde iki kişi var, bir de önlenmesi gereken bir cinayet.
Başlayanlar, uzak bir gelecekte, çıldırmış bir dünyada zorlu bir yaşam mücadelesi. Bu soluk soluğa macera ve gizem dolu kurgu, bilimkurgu ve distopya sevenlerin hafızasına kazınacak.


Ejderin Aşkı - G.A. Aiken
Ephesus Yayınları / 391 sayfa
18 TL

Tanıtım:
İnsana dönüşebilen ejderhaların tutkulu aşk oyunlarıyla alev alacaksınız.

Kalbi bir ejderhaya, şehvetiyse kibirli bir şövalyeye aitti.

Bir gün bunların bir araya gelebileceğini kim hayal edebilirdi ki?

Despot ağabeyini öldürmenin peşindeki Kanlı Annwyl, kaderin onu sürüklediği olayların ortasında aşkı ve tutkuyu keşfediyor.

Kanlı Annwyl gibi bir lakaba sahip olmak, kadın bir savaşçı için de olsa, hiç kolay değildir. Erkekler ya korkuyla titrer ya da saygıyla selam verir.

Ama arada sırada bir erkekle, Yok edici Feraghus'la konuşabildiği gibi konuşabilmeyi arzulamaktadır.

Fakat ne yazık ki Fearghus bir ejderhadır. Büyük, pullu ve ölümcül.

Fearghus'un onu savaş için eğitmek üzere ayarladığı sert, küstah şövalyeye karşı uyanan duygularından çok farklı bir şekilde, Annwyl onunla kendini güvende hisseder. Günlerini onu vahşi, kuvvetli bir arzuyla dolduran adamla dövüşerek, gecelerini ise bir köyü sadece nefesiyle yıkabilecek sihirli bir varlıkla geçirerek harcayan Annwyl, hayatın daha da garipleşemeyeceğinden emindir.

Ama yanılıyordur... 



Bana Dokunma - Taferah Mafi
DEX Kitap / 332 sayfa
20 TL

Tanıtım:
Dokunuşum ölümcül. Dokunuşum güç.

Juliette tam 264 gündür kimseye dokunmadı.

En son birine dokunması bir kazaydı. Ama Yeniden Kuruluş onu cinayetten içeri tıktı. Juliette’in dokunuşunun neden bu kadar ölümcül olduğunu kimse bilmiyor. Kimseye bir zarar vermediği sürece bu durum kimsenin de umurunda değil çünkü dünya zaten perişan durumda. Her gün yeni bir hastalık ortaya çıkıyor, gıda sıkıntısı had safhada, gökyüzünde tek bir kuş kalmadı ve bulutlar garip bir renkte.

Yeniden Kuruluş, yeni düzenin tek çare olduğunu iddia ettiği için Juliette’i bir hücreye kapattı. Hayatta kalan bir avuç insan ise savaş naraları atıyor. İşte bu yüzden Yeniden Kuruluş fikir değiştirmek üzere. Juliette onlar için mükemmel bir silah olabilir. Juliette, yeni düzenin tek silahı olabilir.

Juliette karar aşamasında. Ya bir silah olacak. Ya da bir asi.

Tahereh Mafi, Bana Dokunma’da yürek burkan bir romantizmle distopya türünü bir araya getiriyor. Juliette’in iç dünyasını yenilikçi bir üslupla metnine yansıtan yazar, okurları Juliette’in zihninin içine davet ediyor.




Sapphique - Catherine Fisher
Pegasus Yayınları / 432 sayfa
24 TL

Tanıtım:
Kalbin kilidini hangi anahtar açar?
Finn canlı Hapishane'den, korkunç Incarceron'dan kaçtı; ama orayı hatırladıkça acı çekiyor çünkü kardeşi Keiro hâlâ içeride.

Claudia, Finn'in Kral olmasında ısrarlı, oysa Finn kendi kimliğinden bile şüphe ediyor.

Deli büyücü Rix, Hapishane'nin şimdiye kadar sevdiği tek insan olan Sapphique'in Eldiven'ini gerçekten buldu mu?

Keiro, Eldiven'i çalarsa dünya yıkıma mı sürüklenecek?

Biri içeride, diğeri dışarıda.

İkisi de özgürlük arayışında.

Sapphique gibi.




23 Temmuz 2012 Pazartesi

Kitap Yorumu: Kılıçların Fırtınası - George R.R. Martin



Buz ve Ateşin Şarkısı serisinin üçüncü kitabı Kılıçların Fırtınası'nı da geride bırakmış bulunuyorum. Yazılarımı takip edenler her kitabını ayrı ayrı yorumladığım bu seriyi ne kadar çok sevdiğimi fark etmişlerdir. George R.R. Martin'in eşsiz bir üslubu var. Üstelik her kitapta sizi bir değil bir çok kez şaşırtmayı çok iyi biliyor. Son yıllarda okuduğum en iyi yazarlardan biri Martin. Lâkin serinin sıkı takipçilerinin de bol bol değindiği gibi en sevdiğiniz karakterin aniden diğer tarafı boylaması yüksek bir ihtimal. Elbette bu kadar çok karaktere sahip bir seride bu tür eksilmeler normal karşılanmalı; fakat benim gibi pek çok Buz ve Ateşin Şarkısı hayranı bu durumdan şikayetçi olmadan duramıyor. Yine de George R.R. Martin, bir sonraki kitapta, bu ölümleri bize unutturmayı başarabiliyor.

Ölümlerin üzerinde durmamın sebebi bu kitapta beni çok şaşırtan ve üzen birkaç tanesini daha okumuş olmam. Kimler olduğunu söylemeyeceğim tabii ki. Ama henüz kitabı okumamış olanların kendilerini hazırlamaları açısından bunu belirtme gereği duydum. Beni öyle bir anda yakaladı ki şaşırmaktan öte, şoka girdim.

10 Aralık 2011 Cumartesi

Kitap Yorumu: Kralların Çarpışması - George R.R. Martin


Sonunda Kralların Çarpışması'nı da sona erdirmiş bulunuyorum. Buz ve Ateşin Şarkısı serisinin ikinci kitabı Kralların Çarpışması sayfa sayısı 1000i aştığı için iki kısıma bölünmüştü bilindiği gibi. Söylemeden geçmeyeyim, kapak tasarımı bir harika. Bakmaya doyamıyorsunuz ne kadar Taht Oyunları'nın ilk baskısıyla uyumsuz olsa da.

Kısa yorumum yine "muhteşem" olduğu yönünde. Serinin ilk kitabı kadar etkiledi beni. Hatta bazı zamanlar aklımdan çıkaramayacağım kadar etkisinde bıraktı, rüyalarıma girdi. İki kısmı da bir gram bile sıkılmadan heyecanla okudum. George Martin ne kadar usta bir yazar olduğunu yine göstermiş ve deyim  yerindeyse "döktürmüş". Karakter bolluğuna bolluk katılırken aralarındaki ilişkiler ustaca bağlanmış. Fantastik ögeler daha çok artmış ve şaşırtıcı gerçekler de öyle. Yazarın en sevdiğim ama bazen de sinir olduğum yönü de bu zaten. Beklenmedik zamanlarda öyle şeyler çıkıyor ki bir süre kitabı kapatıp nefes alma ihtiyacı duyuyorsunuz. Bu kitapta da bu türde birkaç olay vardı. Entrikalar, sırlar, gerçekçi karakterler ve nefis yazım tarzıyla su gibi akıp gidiyor kitap.

Kitabın tanıtım yazısında da belirtildiği gibi Yedi Krallık'ta dört kral baş göstermiş durumda. Kral Robert'in ölümünden sonra tahta geçen Kral Joffrey (artık herkesin bildiği üzere aslında Cersei ve Jaime'den olma, Robert'ın varisi değil), Robert'in büyük erkek kardeşi Stannis Baratheon, küçük kardeşi Yüksek Bahçe'nin kralı Renly Baratheon ve Kuzeyin Kralı Robb Stark. Kitap, Stannis'in kalesindeki Üstat Cressen'le başlıyor. Stannis'in karısının inandığı Işık Tanrısı rahibesi Kırmızı Kadın Melissandre, Stannis'e tanrısını, bunun karşılığında da Demir Taht'ı sunuyor. Renly'nin karşısında şansı olmadığını bilen Stannis çok geçmeden Işık Tanrısı'nın alevli sancağını Baratheon sancağıyla birleştiriyor ve Melissandre'nin karanlık güçlerini de kabul etmiş bulunuyor. 

Diğer yandan babasının yerine Kral Eli olan Tyrion Lannister sarayı yavaş yavaş öğrenmeye ve kontrolünde tutmaya çalışmaktadır. Bir yandan savaşa hazırlanırken bir yandan da ablası Cersei'nin entrikalarından korunmaya çalışıyordur. Üstelik Varys ve Serçeparmak güvenilir görüntüleriyle kafasını karıştırmaktadır. Yine Kral Toprakları'nda Kızıl Kale'de tutsak kalan aynı zamanda Joffrey'in nişanlısı olan Sansa Stark tamamen ihanete uğramıştır. Sevdiğini sandığı eski prens yeni kral Joffrey'den, kraliçeden ve saraydaki herkesten ölesiye nefret etmektedir. Babasının ölüm emrini veren bu adamlarından arasından kurtulmak için her şeyini verebilecek durumdadır. Bu arada bu kitapta Sansa ve Tazı arasındaki diyalog giderek tuhaflaşıyor. Tazı bir gün kızı kurtarırken diğer gün vahşi tavırlarıyla korkutmadır. Arya ise Kara Kardeşler'den Yoren tarafından Sur'a götürülen bir kafileye dahil edilmiştir. Erkek çocuğu Arry kılığında Kışyarı'na kavuşacağı günü beklemektedir. Bence Kralların Çarpışması'nın favori karakterlerinden biri de Bran'di. Bacakları sakat olan Bran, abisinin de savaşa gitmesiyle Kışyarı'nın başında duruyordu hatırlayacağınız üzere. Kitapta ise Bran'in rüyalarında kendini ulukurdu Yaz olarak gördüğünü okuyoruz. Ve rüyaları bunlarla da sınırlı değil. Ona bu konuda yardım eden ise Çamur Adamlar'ın iki veliahtı oluyor. 

Taht Oyunları bittiğinde benim en merak ettiğim soru Daenerys Targaryen'e ne olacağıydı. Khal Drogo'yu, bebeğini ve Khalasar'ının çoğunu kaybeden Dany bunun karşılığında üç ejderhaya sahip olmuştu. Şimdi ise Khalasar'ını yeniden toplama ve İşgalcilerin ele geçirdiği tahtı geri kazanma çabalarına şahit oluyoruz. Dany'nin macerasında tabii ki büyü eksik olmuyor. Ve Jon Kar. Jon hâlâ Gece Nöbetçileriyle ancak onlar da surun ötesinde Yabanılların üzerine doğru harekete geçmiş durumdalar. Diyarda kralların çarpışması devam ederken Sur'un ötesinde korkunç yaratıklar kol geziyor. 

Ve hikaye yine pek çok ağızdan anlatılmaya devam ediyor. George R.R. Martin hiçbir karakterine yabancılık duymadan, tıpkı onlarmış gibi  yazıyor. Bazı sürpriz karakterler seriden sonsuza kadar ayrılırken bazıları da yeni dahil oluyor. Kafa karışıklıkları için her iki kısmın da arkasında yer alan eklere bakmakta yarar var.  Bir yorumda denildiği gibi; "Martin, birinci ciltteki vaadini fazlasıyla yerine getiriyor ve yazılmış en iyi fantastik eser olmaya aday serisine devam ediyor." Eğer Buz ve Ateşin Şarkısı'nın ilk kitabını okuduysanız bu kitabı ya çoktan almış ya da listenizin baş köşesine yerleştirmişsinizdir. Ama eğer henüz okumadıysanız bu seri kaçırılmaya gelmez. Bu arada kitapta ilk defa serinin ismi 'Buz ve Ateşin Şarkısı' geçiyor. Üçüncü kitap A Storm of Swords'u heyecandan öte, çılgınca bekliyorum. 

Keyifli okumalar.

Puan: 5


2 Kasım 2011 Çarşamba

Geliyor geliyor! "Kralların Çarpışması" geliyor!

Vee en sevdiğim fantastik serilerden Buz ve Ateşin Şarkısı (dizi ve ilk kitabın adıyla Taht Oyunları)nın 2. kitabı "Kralların Çarpışması" çıktı! Beni son derece mutlu eden bu haber ve çok bekletmeden kitabımıza kavuşturdukları için yayınevine teşekkür ediyorum. 30. İstanbul Kitap Fuarı'ndaki alınacaklar sırasında ilk sıralarda olan kitap yaklaşık 1000 sayfayı bulduğu için iki kısım halinde basmak uygun görülmüş. Çevirisini yine Sibel Alaş'ın yaptığı eserin, kapak tasarımı yayınevine ait. İşte kitabın detayları ve kapakları...




Kralların Çarpışması (Kısım I) - George R.R. Martin                         
Yayınevi: Epsilon Yayınları
Çeviri: Sibel Alaş 
Sayfa Sayısı: 504
Fiyatı: 20 TL


Kralların Çarpışması (Kısım II) - George R.R. Martin
Yayınevi: Epsilon Yayınları
Çeviri: Sibel Alaş 
Sayfa Sayısı: 504
Fiyatı: 20 TL                          


Tanıtım:
Krallar çarpışırken tüm diyar titrer...

George R. R. Martin, Taht Oyunları'nın sabırsızlıkla beklenen devam kitabı Kralların Çarpışması'nda okuyucuları eşsiz hayal gücüyle buluşturuyor. Büyü, intikam ve savaşla dolu, eşi benzeri görülmemiş bir dünyanın kapıları açılırken büyük bir serüven başlıyor.

Alev ve kan rengine bürünmüş bir kuyruklu yıldız, gökyüzünü baştan başa kaplamıştır. Ejderha Kayası'nın kadim kalesinden, Kışyarı'nın haşin topraklarına kadar korkunç bir keşmekeş hâkimdir. Altı güç, Demir Taht'ı ve parçalanmış Yedi Krallık'ı ele geçirmek için kıyametvari bir savaşa hazırlanmaktadır. Gecenin karanlığında ölüler yürümekte, kardeş kardeşi katletmektedir. Bir akıl şövalyesi, tehlike saçan bir büyücü kadını zehirlemek peşindedir. Bir prenses, öksüz oğlan kılığında dolaşmakta; Ay Dağları'nın vahşi adamları, yağma için inmektedir. Kardeş katli, zillet, simya ve kıyımla ilerleyen bu macerada zafer, kılıcı ve kanı en soğuk olanların dahi olabilir...

"Martin, birinci ciltteki vaadini fazlasıyla yerine getiriyor ve yazılmış en iyi fantastik eser olmaya aday serisine devam ediyor."
The Denver Post

"George Martin kesinlikle destansı fantastik edebiyatın yeni ustalarından."
Katharine Kerr

"Kendisinden her zaman en iyi işleri beklediğim George R. R. Martin beni asla şaşırtmıyor." Robert Jordan

"Muhteşem bir öykü, muhteşem bir tarihi fantastik yapıt! Göz kamaştırıcı."
Anne McCaffrey

"Muhtemelen gelmiş geçmiş en iyi epik fantastik eser."
Marion Zimmer Bradley
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...