the scorpio races etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
the scorpio races etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Aralık 2012 Pazartesi

2012'de Okuduğum En İyi Kitaplar


Eh, böyle bir yazı yazmak farz olmuştu artık. 2012'yi geride bırakmamıza az zaman kaldı. Bu yıl benim için kitapların içinde yüzdüğüm bir yıl oldu. Okuduğum kitapların çoğunu özenle seçtim, bu sayede çok iyi kitaplar okudum. Sürprizler ve hayal kırıklıkları da oldu elbette.

Goodreads'e göre 100'den fazla kitap okumuşum 2012'de. Bunların arasından "en"leri seçmekte bir hayli zorlandım. Hâlâ da zorlanıyorum. Bakalım parmaklarım beni hangi kitapları seçmeye zorlayacak.

Aslında kategorilere göre ayırmayı planlamıştım ancak cidden zorlanıyorum seçim yapmakta. Bu yüzden karışık bir halde veriyorum listemi. Ayrıca kitapları 1. ya da sonuncu diye değil de rastgele sıraladığımı belirtmeliyim.

19 Eylül 2012 Çarşamba

Yeni Kapak Alarmı: The Scorpio Races'ın Kapağı Yenileniyor!

Maggie Stiefvater'ın mitolojik deniz atları capall uisceyi konu alarak yazdığı serisiz tek romanı The Scorpio Races, yeni kapağıyla raflarda bir kez daha yerini alıyor!

Yeni kapak, en az eskisi kadar güzel ve ilgi çekici. Tasarım'ı Adam S Doyle Studio'ya ait Amerika'da yayınlanacak bu yeni kapaklı baskının 13 Nisan'da çıkması planlanıyor.

Bol ödüllü The Scorpio Races'ın blogumdaki yorumuna buradan ulaşabilirsiniz.


5 Temmuz 2012 Perşembe

Kitap Yorumu: The Scorpio Races - Maggie Stiefvater


Uzun bir aradan sonra yeniden İngilizce olarak okuma şansına erebildiğim ilk kitap oldu The Scorpio Races. Yeni Reeder'ım sağ olsun. Ve tabii açılışı bu kitapla yapmış olmamda Maggie Stiefvater'ın en sevdiğim yazarlardan biri olmasının etkisi hayli büyük.

Kitabı okumakla ilgili hiçbir zaman şüphem olmadı. Daha önceki bir yazımda da bahsettiğim gibi, atlar, mitoloji ve Maggie üçlemesi beni çeken güçlü mıknatıslardı.

The Scorpio Races, Thirsby isimli bir adada geçiyor. Thirsby'de her yıl, Scorpio Races denilen at yarışları düzenleniyor. Bu yarış, ada için çok derinlere inen bir gelenek. Her yılın Kasım ayında capall uisce diye anılan mitolojik su atları karaya geliyorlar. Bu atlar çok vahşi yaratıklar. Etle besleniyorlar ve zapt edilmeleri oldukça zor. Çoğu zaman binicilerini öldürdükleri biliniyor. Bu yüzden yarışlar aynı zamanda kan ve ölümle anılıyor. Ada insanları bu atlarla ya da sahip oldukları capall uisce ile yarışa katılıyor. Bu son derece zorlu ve kanlı bir yarış. Kitabın baş karakterleri ise Sean Kendrick ve Puck Connoly. İşe onları tanıtarak başlamak istiyorum.

Puck (gerçek adıyla Kate. Lakabı olan Puck'ı kullanmayı tercih ediyor) üç çocuklu bir ailenin ortanca çocuğu. Bir ağabeyi bir de erkek kardeşi var. Anlayacağınız gibi ailenin tek kızı, üstelik ebeveynlerini kaybetmiş bir ailenin tek kızı. Haliyle tüm sorumluluk ona yüklenmiş vaziyette. Neyse ki Puck oldukça güçlü bir kız. Zaten bu yazarın hayran olduğum özelliklerinden biri, kadın karakterleri her zaman hayata sımsıkı tutunabilen güçlü kişilikler oluyor. Puck da beni bu konuda tatmin etti. Ailesinin kaybından sonra kardeşi Finn'in ve yaşadıkları evin neredeyse tüm sorumluluğunu üstlenmiş. Tüm bu sorumluluğun altında, rahatlamasını ve her şeye daha sıkı tutunmasını sağlayan şey ise ona annesinden miras kalan dişi atı Dove.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...