Ah Charlie, vah Charlie...
The Perks of Being a Wallflower'ı aslında çok önceden duymuştum. Birkaç yıldır pek çok okurun listesinin başköşesindeydi kitap. Bu sene filmi çıkınca daha bir göze batmaya başladı. Filmi izlemeden kitabını okumak her zaman daha cazip gelmiştir bana. Çoğu zaman hayal kırıklığına uğrasam da kafamda yarattığım sahnelerle yönetmenin yarattığı sahne arasındaki farklılıkları bulmak bile bana zevk verir. Hem kitabı deli gibi merak ettiğimden -eğer Tumblr hesabınız varsa John Green kitapları ile beraber en çok fotoğrafı çekilen kitaplardan biri olduğunu biliyorsunuzdur- hem de kadrosuna hayran kaldığım filmi izlemek istediğimden kitabı okumak niyetindeydim. Ancak genelde yaptığım gibi belirli bir zaman ayırmamıştım kitaba. Her şey spontane gelişti. Bir gecede kitabı edindim; sonraki gün ise sayfalarının arasında kaybolmuştum. Bir gün içinde bitirdim.
“And in that moment, I swear we were infinite.”
