kiera cass etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kiera cass etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ağustos 2013 Pazar

Kitap Yorumu: Elit - Kiera Cass


Geldik zurnanın "zırt" dediği yere. Beni haftalardır süründüren, hiç yapmadığımı yapıp kitaba zarar vermeme ön ayak olan, sinirimi bozan ve okuma aşkımı söndüren Elit'e.

Serinin hayranları şimdiden gardlarını alsınlar çünkü bu yorumda bayağı bir saydıracağım sanırım. Çünkü bu kitap beni uyuz etti. Karakterleri boğazlamak istedim. Her birini. O yüzden hazırlıklı olun diye şimdiden uyarıyorum.

Kiera Cass'in iyi bir yazar olduğunu düşünmüyordum zaten. Sadece ilk kitapta iyi bir hikâye yakalamıştı. Okutuyordu kendini. Eğlenceli zaman geçirmiştim. Ama devam kitabında bu kadar kötü bir şey ortaya çıkaracağı aklıma gelmemişti. Evet, kitap vasattı bence. İçi boş ve karakterlerde bir gram tutarlılık yok. İlk kitapta tanıdığınız America 180 derece değişime uğramış. Hem de ilk başta fark ediyorsunuz bunu. Aspen'i saymıyorum bile ama Maxon da aynı şekilde. Sonuç olarak Elit'e başlamadan "Hiç olmazsa Maxon için okurum," diyordum artık onu da düşünmüyorum.

America 6 Elit'ten biri. Seçim devam ediyor. Sarayda her şey aynı. Kızların prenses olma çabaları ve elbette entrikalar devam ediyor. Beni Seç'te iki erkek arasında kalıp da ikisini de şimdilik seçmeyen America'yı Elit'in başında Maxon'a deli divaneyken görüyoruz. E, tabii Aspen'in eli armut toplamıyor. America onu da seviyor. (!) Ama Maxon'dan da vazgeçemiyor. Tanrım, ne büyük sorunlar bunlar!

Kitap kurgu olarak çok kötüydü. America'nın vasıfsızlığı bir kenarda dursun, doğru düzgün bir olay yok. Bu kız bir ona gidiyor bir ona. Diğerini seviyorum derken bir bakıyor o aslında düşündüğü gibi biri değilmiş. Valla derdi sıkıntısı çok bu kızın. Prenses olmaya da hazır değil bir de. Ne yapacak America? Ah ne kahırlandım ne kahırlandım!

15 Şubat 2013 Cuma

Kitap Yorumu: Beni Seç - Kiera Cass


Bu bir prens tavlama sanatı! (mı?)

Günlerden 14 Şubat. Bir Kitap Hayvanı olarak, bugünlük kitap seçimimi günün anlam ve önemine uygun olarak yaptım. Distopyaları ne kadar sevdiğimi artık hepiniz biliyorsunuz. Bunun yanına aşk da eklenince tadından yenmiyor doğrusu. Beni Seç/The Selection ise bu ikisinin harmanlandığı bir kitap.

Bir ülke düşünün. Adı Illéa. Üçüncü Dünya Savaşı'ndan sonra Amerika Birleşik Devletleri'nin yerine kurulmuş. Monarşiyle yönetiliyor ve burada, halk sekiz ayrı sınıfa ayrılmış. Birler kraliyet mensupları, İkiler onlardan bir alt kademedeki zenginler, Üçler de keza onlara yakın, Dörtler öğretmenlik gibi meslek gruplarında çalışanlar, Beşler zanaatkârlar, Altılar hizmetçiler, Yediler onlardan daha beterleri ve Sekizler, yani evsizler. Görüldüğü üzre ölesiye bir adaletsiz kast sistemi var Illéa'da. İlk üç sınıf hayatlarının keyfini sürerken, ortadakiler ancak geçinebiliyorlar. Altıların ve daha altının hâlini siz düşünün artık.

Bu ülkenin içinde bir de kız düşünün. America Singer. O Beşler'den biri. Ailesi ressamlık, müzik gibi işlerle hizmet veriyor. America da güzel sesi ve müzik aletlerine olan üstün kabiliyetiyle daha üst sınıfların partileri gibi yerlerde çıkıp müzik yapıyor, ailesine bu şekilde yardım ediyor.

Illéa'nın şu anki Kral ve Kraliçe'sinin birtanecik oğulları Prens Maxon için Seçim zamanı yaklaşıyor. Seçim, prensin gelecekteki prensesini bulmak amacıyla halk arasından seçilecek 35 kızla düzenleyeceği bir tür yarış. Bu kızlar Prens'in belirleyeceği sürede Saray'da ağırlanacak, en güzel elbiselerini giyip, en alımlı hâlleriyle etrafta salınarak Prens'i etkilemeye çalışacak. Ve bir gün aralarından biri, tamamen Prens'in seçimi doğrultusunda, Illéa'nın yeni prensesi olacak.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...