Tanıtım:
Aşk bir lanettir.
Lanetler ve pis işler.
Büyü ve mafya.
Cassel’in dünyasında bunlar birbirinden ayrı düşünülemez. Cassel de hep
sıradan biri olduğunu düşünürdü ama bir gün hafızasının ağabeyleri
tarafından değiştirildiğini fark etti. Artık gerçeği biliyor: kendisi,
gelmiş geçmiş en güçlü lanet işleyicilerden biri. Tek bir dokunuşla her
şeyi, herkesi bambaşka bir şeye dönüştürme yeteneğine sahip.
İşte sevdiği kız, Lila da bu şekilde bir dönüşüm yaşamıştı. Lila artık
yeniden bir insan. Ancak sorun şu ki, Cassel’in duygu işleyicisi olan
annesi, Lila’yı Cassel’i sevmesi için lanetledi. Ve eğer Lila’nın aşkı
Cassel’in hafızası kadar güvenilmez ise artık her şeyin gerçekliği
sorgulanabilir.
Cassel’in büyük ağabeyi öldürülünce federaller,
ellerindeki tek ipucundan bir şey çıkarabilmek için Cassel’i
görevlendiriyor. İpucu ise kırmızı eldivenli bir kadının kamera
görüntüsünden başka bir şey değil. Ve fakat şimdi mafya da Cassel’in
peşinde, onun ne kadar değerli bir lanet işleyici olduğunu onlar da
biliyor. Cassel, hayatta kalabilmek için hem federallerden hem de
mafyadan bir adım önde olmak zorunda. Ama kimseye, hatta kendine bile
güvenemezken bunu nasıl başaracak?
Aşk bir lanettir ve kaybetmesi çok tehlikeli olan bir oyunda dolandırıcılık, bazen tek çıkar yoldur.
Yorum:
Eğer
sürekli bir young-adult okuyucusuysanız bu türde çıkan kitapların
giderek nasıl sıradanlaşıp birbirine benzemeye başladığını fark
etmişsinizdir. İşte Holly Black bu benzerlikten sıyrılabilen, yetenekli
yazarlardan biri. Lanet İşleyiciler (Curse Workers) serisi de ender
bulunan nitelikleriyle benim gözümde giderek yükseliyor.
Aslında
serinin ilk kitabı Beyaz Kedi'yi okurken "o kadar da iyi değil"
diyordum. Hatta bitmesine birkaç sayfa kala 4 yıldız vermeyi kafama
koymuştum ancak kitap bitip de kapağına baktığımda bir şey beni 5 yıldız
vermeye zorladı. Cassel'in sıradanlığı, aynı zamanda da aykırılığını
çok sevmiştim. İkinci kitap Kırmızı Eldiven'de böylesine bir ikilemden
tamamiyle yoksundum, bu da demek oluyor ki bu seriye karşı ilgim hiçbir
şekilde sönmemiş ve hatta yeni kitabını dört gözle bekliyormuşum da
haberim yokmuş.
Gelelim Kırmızı Eldiven'in içeriğine... Kitap,
Cassel'in annesinin zoruyla çıktığı tatille başlıyor. Elbette bir
işleyicinin, özellikle Cassel'in annesi gibi bir işleyicinin, tatili
sıradan olmaktan fazlasıyla uzak. Bu kadından çoğu zaman nefret etsem de
keskin zekasına hayran kalmamak elde değil. Tatil bitiminde, bol bol
dolandırıcılık yaptıktan sonra Cassel Wallingford'a geri dönüyor. Bu yıl
onun son senesi. Ancak bir süre sonra Lila'nın da oraya kayıt olduğunu
öğreniyor. Beyaz Kedi'nin sonunda Lila'nın Cassel'in annesi tarafından
işlenip oğlana aşık edildiğine şahit olmuştuk. Kırmızı Eldiven'de Cassel
Lila'ya bunu dürüstçe açıklamış ama anlaşılan o ki kız bir türlü ondan
vazgeçemiyor.
Sharpe kardeşlerin en büyüğü Philip'in öldürülmesiyle
olaylar silsilesi başlıyor. Bir de güçlerinden dolayı Cassel'in peşinde
olan Zacharov ve abisinin ölümünü açığa çıkarması için onun yardımını
isteyen federaller var. Anlayacağınız işler Cassel için oldukça
karmaşık.
Holly Black'in yeteneğini bir kez daha konuşturduğu ve
"acaba bu kadın gerçekten dolandırıcı mı?" diye düşündürttüğü bir kurgu,
kitap boyunca yakanızı bırakmıyor. İlk kitapta fazlaca yadırgadığım
şimdiki zaman-kahraman bakış açısına bayağı alıştığımı da okurken
anladım. Sadece kelime ve harf hataları kitabın baskıya gitmeden önce
son bir kez kontrol edilmesi gerektiği sinyallerini veriyor.
Bu serinin en sevdiğim yanı ise hiçbir karakterin gerçekten "kusursuz" olmaması.
Puan: 5