holly black etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
holly black etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şubat 2013 Pazartesi

Yeni Kapak Alarmı!: The Coldest Girl in Coldtown

Uzun süredir "Yeni Kapak Alarmı" yapmıyormuşum. Aslında merakımı cezbeden kitapların kapakları ardı ardına çıkıyor ama her nasılsa bu köşeyi unutmuşum. Ancak bu kitabı görür görmez aklıma geldi ve sıvadım kolları!

Lanet İşleyiciler serisiyle çok sevdiğim yazarlar arasına giren Holly Black'in yeni kitabı The Coldest Girl in Coldtown. Kitap, aslında yazarın Türkçeye de çevrilen Zehir Yiyenler ve Diğer Hikayeler adlı antolojisinin içindeki hikayelerden biriydi. Ancak yazar bu hikayeyi alıp genişletmeye karar vermiş anlaşılan.

Zehir Yiyenler ve Diğer Hikayeler'i, dolayısıyla Soğuk Kasabadaki En Soğuk Kız/The Coldest Girl in Coldtown'ın orijinal metnini okumuştum. Sevdiğim türde, karanlık bir vampir hikayesiydi. Uzun versiyonunu okumayı düşünüyorum kesinlikle. Kitabın kapağı da bayağı hoşuma gitti. Hem anlamlı hem de yazı tipi ve tema harika duruyor!

The Coldest Girl in Coldtown'ın orijinal dilindeki ilk basımı 17 Eylül 2013 tarihinde çıkacak.

Zehir Yiyenler ve Diğer Hikayeler yorumum için tık.


26 Ağustos 2012 Pazar

Kitap Yorumu: Kara Yürek - Holly Black


Kara Yürek, Lanet İşleyiciler serisinin son kitabı. Bu serinin yeri o kadar ayrıdır bende ki anlatamam. İlk kitap Beyaz Kedi'yi okuduğumda çok mu sevdiğime yoksa bir şeyleri garip mi bulduğuma karar verememiştim. Sonra ikinci kitap Kırmızı Eldiven'i okuduğumda kesinlikle Lanet İşleyiciler'e bayıldığımın farkında varmıştım. Şimdi seriyi bitirmenin mutluluğunu ve hüznünü aynı anda yaşıyorum. Bayağı benimsemişim.

Aslında Kara Yürek, dolayısıyla Lanet İşleyiciler için söylenecek çok şey var. Birkaç maddeye sığdırmak istersem:

5 Ağustos 2012 Pazar

Bir Alıntı

"Armağanlar dolandırıcılık ustası için çok yararlı şeylerdir. Armağanlar bir gebe kalma duygusu, borcunu ödeyip kurtulmak için bir rahatsızlık yaratır. Çoğu insan o kadar istekli olur ki kurtulmak için fazla fazla öder. Doğaçlama usulüyle verilmiş bir kupa kahve bazen kişinin umurunda bile olmayan dinsel bir vaazı oturup dinlemesini sağlar. Solmuş birkaç çiçekten oluşan zavallı bir hediye bile, alan kişilerin hoşlanmadıkları bir yere yardım yapmalarını sağlar. Hediyeler öyle büyük bir yüktür ki hediyenin kendini atmak bile yarattığı borcu kapatmaya yetmez. Kahveden nefret etseniz ya da çiçek istemeseniz bile bir kere aldınız mı geriye de bir şeyler vermek istersiniz. En önemlisi o gebelikten kurtulmak istersiniz."


-Kırmızı Eldiven, Holly Black


Çıksa da Okusak!

Son yıllarda, bilindiği gibi, seri kitaplar son derece ön planda. Özellikle fantastik ve genç yetişkin türlerindeki artış tüm dünyada hissedilmekte. Ben de bu furyadan nasibini alanlardan biriyim elbette. Takip ettiğim pek çok seri var.

Bu köşeyi Türkçe ya da İngilizce edisyonunun yayınlanmasını iple çektiğim kitaplara ayırdım.

Hadi Darkshadow'un "çıksa da okusak" köşesine bir göz atalım!








8 Mayıs 2012 Salı

Kitap Yorumu: Kırmızı Eldiven (Lanet İşleyiciler #2) - Holly Black


Tanıtım:

Aşk bir lanettir.

Lanetler ve pis işler.
Büyü ve mafya.

Cassel’in dünyasında bunlar birbirinden ayrı düşünülemez. Cassel de hep sıradan biri olduğunu düşünürdü ama bir gün hafızasının ağabeyleri tarafından değiştirildiğini fark etti. Artık gerçeği biliyor: kendisi, gelmiş geçmiş en güçlü lanet işleyicilerden biri. Tek bir dokunuşla her şeyi, herkesi bambaşka bir şeye dönüştürme yeteneğine sahip.

İşte sevdiği kız, Lila da bu şekilde bir dönüşüm yaşamıştı. Lila artık yeniden bir insan. Ancak sorun şu ki, Cassel’in duygu işleyicisi olan annesi, Lila’yı Cassel’i sevmesi için lanetledi. Ve eğer Lila’nın aşkı Cassel’in hafızası kadar güvenilmez ise artık her şeyin gerçekliği sorgulanabilir.

Cassel’in büyük ağabeyi öldürülünce federaller, ellerindeki tek ipucundan bir şey çıkarabilmek için Cassel’i görevlendiriyor. İpucu ise kırmızı eldivenli bir kadının kamera görüntüsünden başka bir şey değil. Ve fakat şimdi mafya da Cassel’in peşinde, onun ne kadar değerli bir lanet işleyici olduğunu onlar da biliyor. Cassel, hayatta kalabilmek için hem federallerden hem de mafyadan bir adım önde olmak zorunda. Ama kimseye, hatta kendine bile güvenemezken bunu nasıl başaracak?

Aşk bir lanettir ve kaybetmesi çok tehlikeli olan bir oyunda dolandırıcılık, bazen tek çıkar yoldur.

Yorum:

Eğer sürekli bir young-adult okuyucusuysanız bu türde çıkan kitapların giderek nasıl sıradanlaşıp birbirine benzemeye başladığını fark etmişsinizdir. İşte Holly Black bu benzerlikten sıyrılabilen, yetenekli yazarlardan biri. Lanet İşleyiciler (Curse Workers) serisi de ender bulunan nitelikleriyle benim gözümde giderek yükseliyor. 

Aslında serinin ilk kitabı Beyaz Kedi'yi okurken "o kadar da iyi değil" diyordum. Hatta bitmesine birkaç sayfa kala 4 yıldız vermeyi kafama koymuştum ancak kitap bitip de kapağına baktığımda bir şey beni 5 yıldız vermeye zorladı. Cassel'in sıradanlığı, aynı zamanda da aykırılığını çok sevmiştim. İkinci kitap Kırmızı Eldiven'de böylesine bir ikilemden tamamiyle yoksundum, bu da demek oluyor ki bu seriye karşı ilgim hiçbir şekilde sönmemiş ve hatta yeni kitabını dört gözle bekliyormuşum da haberim yokmuş.

Gelelim Kırmızı Eldiven'in içeriğine... Kitap, Cassel'in annesinin zoruyla çıktığı tatille başlıyor. Elbette bir işleyicinin, özellikle Cassel'in annesi gibi bir işleyicinin, tatili sıradan olmaktan fazlasıyla uzak. Bu kadından çoğu zaman nefret etsem de keskin zekasına hayran kalmamak elde değil. Tatil bitiminde, bol bol dolandırıcılık yaptıktan sonra Cassel Wallingford'a geri dönüyor. Bu yıl onun son senesi. Ancak bir süre sonra Lila'nın da oraya kayıt olduğunu öğreniyor. Beyaz Kedi'nin sonunda Lila'nın Cassel'in annesi tarafından işlenip oğlana aşık edildiğine şahit olmuştuk. Kırmızı Eldiven'de Cassel Lila'ya bunu dürüstçe açıklamış ama anlaşılan o ki kız bir türlü ondan vazgeçemiyor.

Sharpe kardeşlerin en büyüğü Philip'in öldürülmesiyle olaylar silsilesi başlıyor. Bir de güçlerinden dolayı Cassel'in peşinde olan Zacharov ve abisinin ölümünü açığa çıkarması için onun yardımını isteyen federaller var. Anlayacağınız işler Cassel için oldukça karmaşık. 

Holly Black'in yeteneğini bir kez daha konuşturduğu ve "acaba bu kadın gerçekten dolandırıcı mı?" diye düşündürttüğü bir kurgu, kitap boyunca yakanızı bırakmıyor. İlk kitapta fazlaca yadırgadığım şimdiki zaman-kahraman bakış açısına bayağı alıştığımı da okurken anladım. Sadece kelime ve harf hataları kitabın baskıya gitmeden önce son bir kez kontrol edilmesi gerektiği sinyallerini veriyor. 

Bu serinin en sevdiğim yanı ise hiçbir karakterin gerçekten "kusursuz" olmaması.
 

Puan: 5



24 Aralık 2011 Cumartesi

Kitap Yorumu: Zehir Yiyenler ve Diğer Hikayeler - Holly Black


Tanıtım:
Öpücükleri ölümcül, zehirli kızlar... Şeytanla girişilen bir yemek yeme yarışı... Aşk arayışıyla Demirülke'ye geri dönen periler... Manyakça bir Baküs ayinine dönüşen bir mezuniyet balosu... Karanlık fantastiğin usta kalemi Holly Black, tüyleri diken diken eden tuha ıkta, gerilim dozu hiç düşmeyen, beklenmedik bir mizaha sahip on iki öyküyle iyi tanıdığınızı sandığınız fantastik yaratıkları bambaşka bir kılığa büründürüyor. New York Times Çoksatanlar Listesi yazarlarından Holly Black, her zamanki kara üslubuyla okurlara on iki ayrı öykü sunuyor. Black’in hayranları, onun kaleminde alışkın oldukları, sınırları zorlayan, hiç de sevimli olmayan bir fantastik dünyaya Zehir Yiyenler’de yeniden kavuşacaklar.

Yorum:
Holly Black'in tarzını seviyorum!

Kısa hikayelerden bu kadar hoşlanacağımı hiç düşünmezdim. Holly Black'i Beyaz Kedi'de de sevmiştim ama bu küçük hikayeler onu çok daha iyi anlamamı ve kendimle bağdaştırmamı sağladı. Elinize aldığınız anda bitebilecek, masal anlatır gibi bir kitap. Bazı hikayeler gerçek anlamda karanlıktı. Bazıları ise gülümseyerek okuyacağınız derecede eğlenceli. Aslında hepsi hoşuma gitti ancak aralarında öne çıkanlar da oldu elbette.

Soğuk Kasaba'daki En Soğuk Kız: Bir tür vampir hikayesiydi. Matilda'nın "kaybolmuşluğu" hissettirircesine yazılmıştı. Sevdiğim cinsten karanlık bir tarafı vardı.

Talihin Dönüşü: En sevdiklerimden biriydi. Arka kapakta "şeytanla girilen bir yemek yeme yarışı" yazıyor. Hikaye başka türlü özetlenemezdi herhalde. Oldukça eğlenceli ve şaşırtıcıydı.

Gece Pazarı: Perileri okumayı sevdiğimden tam olarak emin değildim. Bu antolojide Black, onlara bolca yer vermişti ve sayesinde tuhaf dünyalarından hoşlandığımı anladım. Bu hikayede onlardan biriydi.

In Vodka Veritas: En eğlencelilerden biri. Baküs ayini nedir bilir misiniz? Peki bir lise balosunda yapılırsa nasıl olur? İçinde barındırdığı Latince cümlelerle beni kendine daha da bağladı.

Kağıt Makası Keser: Kesinlikle favorilerimden biri. İçinden alıntıları araklayıp bir kenara not etmeden duramadım. Benim gibi kitap bağımlıları için okunması şart bir hikaye. 

Zehir Yiyenler: Okuyunca kapağın bu hikayeye ne kadar uygun olduğunu anladım. Tuhaftı, etkileyiciydi ve gerçekten karanlık bir öyküydü. 


Kitaptan Bir Alıntı: 

"Japon şiltesinin üzerinde birlikte kıvrılıp birbirlerine kitap okumalarını anımsadı. Yeni bir kitabı, bir tepeden bungee yaparak atlarkenkine benzer bir korkuyla açtığını gülerek itiraf edişini hatırladı. Muhtemelen kayalara çarpmayacağını biliyordu ama hiç gerçekten emin olamıyordu. Linda anlamıyordu. O korkmadan, olayların nasıl sonuçlandığına aldırmadan okurdu."

Ve son olarak bana bu kitabı hediye olarak yolladıkları için DEX'e teşekkürlerimi gönderiyorum. 
Keyifli okumalar.

Puan: 4


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...