20 Nisan 2014 Pazar

Kitap Yorumu: Sırça Fanus - Sylvia Plath


Sylvia Plath'in adını çok uzun zamandır duyarım. Şiirlerinden haberdarım. İyi bir şiir okuyucusu olmasam da bazı dizeleri bir an durup düşünmemi sağlamıştır. Plath'in tek romanı olan Sırça Fanus'tan da haberdardım ancak elime almam nedense CNR Kitap Fuarı'nda Kırmızı Kedi standında görünce ancak gerçekleşti. Fazla düşünmeden kitabı aldım. 

Psikoloji ve psikolojik romanlar okumayı her zaman sevmişimdir. İnsan beyni ve gizemleri beni çok etkiliyor, sırlarını keşfetmek istememe yol açıyor. Daha önce bu kadar baskın bir psikolojik roman olan Sana Gül Bahçesi Vadetmedim'i okuduğumu hatırlıyorum. Onu da Sırça Fanus'u okuduğum açlıkla okumuş, bana bir şeyler öğrettiğine memnun olmuştum. Ancak Sırça Fanus sadece bir psikolojik roman değil. İçinde pek çok dikkat çeken unsur var. Feminizm ve sosyolojik çıkarımlar, kimlik bunalımları hattâ yazma macerası. Üstelik kitabın dili sandığınızın aksine oldukça sade ve anlaşılır. 


Esther Greenwood New York'ta staj yapmakta olan bir üniversite öğrencisi. Esther, yıllardır parlak bir öğrenci olmuş ancak "gerçek hayatın" içine girmek onun bazı şeyleri sorgulamasına yol açıyor. Örneğin nasıl bir yol izlemesi gerektiğini bilmediğini fark ediyor. Hattâ kendisiyle ilgili bir sürü şeyden bihaber olduğunu... Esther'in kitabın başlarında normal görünen hayatı, küçük detayları fark etmeye başladıkça Plath'in deyimiyle "sırça bir fanusa" dönüşüyor. Kırılgan ve boğucu bir hâl alıyor. Esther'in çevresindeki insanlar ve erkeklerle olan ilişkileri onu adeta tetikliyor; bir kitap yazmaya karar vermesi ise kopuş noktası oluyor.

Kitabın belirli bir kurgusu var diyemeyiz. Esther'in fanusun içine hapsolması ve intiharı düşünmeye kadar giden kendini kaybetme süreci anlatılıyor. Aslında pek çok kişinin söylediği kitabın Sylvia Plath'in otobiyografisi olduğu görüşüne ben de katılıyorum. Sırça Fanus'un, yazar ölmeden önce yayımlanan son kitabı olduğu düşünülürse bu düşünce pek de yanlış sayılmaz.

Çünkü nerede olursam olayım -bir gemi güvertesinde Paris’te bir sokak kahvesinde ya da Bangkok’ta- hep aynı sırça fanusun altında kendi ekşimiş havamda bunalıyor olacaktım.

Kitabın baskısından da ufacık bahsetmek istiyorum çünkü çok sevdim. Kırmızı Kedi Yayınları kitabın ellinci yılında bu yeni baskıyı sunmuş bize ve ben de iyi ki bu baskıya denk gelmişim. Hem iç hem de dış tasarımı ve baskısıyla okurken bol bol okşamama sebep oldu Sırça Fanus.

Puan: 4


Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...