Öncelikle söyleyeyim ki; ben de bu serinin adını
Altın Pusula diye biliyordum. Pek çok kişinin bildiğini sandığı gibi. Ama neymiş; öyle değilmiş efendim. Serinin adı
"Karanlık Cevher Dizisi"ymiş. Ancak ilk kitabın adı
Kuzey Işıkları imiş. Yalnızca Kuzey Amerika'da
Altın Pusula adıyla basıldı ve filme bu isimle çekildi diye
Altın Pusula sanıyoruz seriyi toptan. En azından ben öyle sanıyordum. Sizi töhmet altında bırakmayayım şimdi. Film dedim de;
Altın Pusula'nın filmleştirilmiş versiyonunu yıllar önce izlemiştim fakat okurken fark ettim ki, bir gram bile hatırlamıyormuşum. Hatırladıklarım, sarışın küçük bir kız, zırh giymiş bir kutup ayısı ve (elbette) bir altın pusuladan ibaretti. Kitabı okurken bu yüzden hiç bilmediğim bir seriyi okuyormuşum gibi bir his uyandırdı bende, ve bu hoşuma gitti.
Şimdi, yorumda
Altın Pusula'yı mı yoksa
Kuzey Işıkları'nı mı kullansam karar veremiyorum. Sanırım
Kuzey Işıkları'nı kullanacağım; çünkü bu ismi kitaba daha bir uygun buldum. Peki, başlıyorum o zaman: Bir fantastik tutkunu olarak yeni çıkan ve son dönemlerde yazılan bu türdeki kitapların yanında, bilinen ve belli bir prestij kazanmış kitapları da okumaya çalışıyorum. İşe,
Hobbit ve
Tehlikeli Diyardan Öyküler'le başladım, sonra Neil Gaiman'ı keşfettim. Şimdi ise yoluma
Karanlık Cevher Dizisi'yle devam ediyorum. Ve kimilerinin "çocuk kitabı" olarak nitelendirdiği (ki bence bu çok yanlış bir tabir) bu türü ne kadar sevdiğimi okudukça fark etme imkânı buluyorum.
Kuzey Işıkları da bu tür kitaplardan biri. Aslında yetişkinleri hedef alarak yazmış
Philip Pullman seriyi. Fakat çocuklar tarafından da çokça benimsenmiş. Yine de o hedefin kokusunu alıyorsunuz kitap boyunca. Bence çok küçük çocuklara okutulurken dikkatli seçilmeli bu yüzden.