zombi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zombi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ocak 2013 Cumartesi

Kitap Yorumu: Gölgeler - Ilsa J. Bick


"Çaresiz kaldığında bir canavardan daha zalim olur muydun?" İşte Küller Üçlemesi'nin ikinci kitabı Gölgeler'de kafanızı kurcalayıp duracak soru tam olarak bu.

Kitap çarpıcı. Küller'i okurken hissettiğim duyguların daha da güçlenmişini hissettim Gölgeler'i okurken. Yazarın yansıttığı vahşeti, en iğrenç kısımları bile çekinmeden yazmış olmasını seviyorum. Post-apokaliptik kitapları, özellikle de zombileri severim zaten. Her nasıl oluyorsa bu tür kitaplarda anlatılan dehşet beni derinden etkiliyor. Gölgeler ise hem kendi içindeki farklılıklarla hem de beklentilerimi karşılayarak tatmin etti beni.

Aslında Küller'i okuyuşumun üzerinden bir seneden fazla zaman geçmişti. Geçen sene TÜYAP'tan almıştım; çok iyi hatırlıyorum. Gölgeler de yine bu yılın aynı döneminde geçti elime. Böyle uzun zaman dilimleri girince araya, insan ister istemez ilk kitabı unutuyor. Gölgeler'in başlarında biraz zorlandım bu yüzden. Sürekli karakterleri ve olayları hatırlamaya çalışıyordum. Yine de kendimi toparlamam uzun sürmedi. Tabii okurken "Aa, şu kimdi ya? Bu ne zaman bu duruma düşmüştü?" şeklinde kendimi soru yağmurlarına tutman beni kendi kendine sinirlenmeye teşvik etmedi değil.

Küller'i okuyanlar kitabın nasıl bittiğini, kahramanımız Alex'i nasıl bir durumda bıraktığımızı çok iyi hatırlayacaklardır. Benim de aklımdan çıkmayan kısımlardan biri buydu. Gölgeler, tahmin edeceğiniz gibi tam tamına Küller'in bıraktığı yerden devam ediyor. Elektromanyetik darbe dalgası yüzünden yıkılmış bir dünyada, değişen soydaşlarının arasında hayatta kalmaya çalışan kahramanlarımızın hikâyelerini okumaya devam ediyoruz. Ancak bu kez işler çok daha karmaşık.

9 Kasım 2012 Cuma

'Sıcak Bedenler (Warm Bodies)' Film Fragmanı Yayında!



Bu yazıyı yazarken içimde mutlu sincaplar dans ediyor. Çünkü az önce en sevdiğim kitaplardan birinin, bende ayrı yeri olan kitaplarımdan birinin, müthiş bir film olacağının sinyallerini veren fragmanını izledim!

Sıcak Bedenler (Warm Bodies), Isaac Marion'un zombileri farklı bir bakış açısıyla ele alan eseri. Film olacağını blogumda daha önce duyurmuş, hattâ filmden ilk kareleri yayınlamıştım. Bu kez ise fragman haberiyle geldim.

Filmin başrollerini Nicholas Hoult ve Teresa Palmer paylaşıyor. Açıkça söylemek gerekirse, en sevdiğim zombi R'nin beyaz perdedeki hâli hayallerimdekine yakın olacak gibi görünüyor. O sevimliliği Nicholas iyi yansıtmış, eğer film de fragman kadar iyiyse. Ve Teresa'yı da Julie rolü içinde çok beğendim.

Anlayacağınız eğlenceli, duygusal bir film bizi bekliyor! Daha doğrusu biz onu bekliyoruz. Sıcak Bedenler (Warm Bodies) 5 Nisan'da vizyonda!

Sıcak Bedenler kitap yorumum için tık!

Ve işte fragman:

24 Eylül 2012 Pazartesi

Kitap Fragmanı: Alice in Zombieland

Lords of the Underworld/Karanlığın Efendileri serisiyle çok sevilen Gena Showalter'ın farklı bir türe yönelip genç yetişkin dalında yazdığı yeni kitabı Alice in Zombieland çıktı!

Alice in Zombieland, adından da anlaşılacağı gibi Alice in Wonderland/Alice Harikalar Diyarında'nın distopyaya dönüştürülmüş bir uyarlaması.

"Her bir yürüyen cesedi mezarlarına gönderene kadar rahata eremeyecekti. Sonsuza kadar."

Bildiğimiz tatlı Alice'in zombilerle dolu bir dünyada hayatta kalma mücadelesini okumaya var mısınız?

İşte Alice in Zombieland için hazırlanmış kitap fragmanı:


26 Haziran 2012 Salı

Kitaptan Filme: Sıcak Bedenler (Warm Bodies)

Blogumda daha önce Sıcak Bedenler'in kitabı ile ilgili yorumumu yayınlamıştım. O yoruma buradan ulaşabilirsiniz. 

Bu kez değinmek istediğim son yıllarda moda haline gelmiş, kitaptan filme aktarılma kısmı. Eh, kitabın sıkı bir takipçisi olunca bu haberi ilk öğrenenlerden biri olmam gayet normal. Cast seçimlerinin yapılışını, filmden ilk fotoğrafların gelişini anında öğrendim. Bu yüzden çok sevdiğim bu kitabın filme çekilmiş halini ne kadar merak ettiğimi tahmin edersiniz.

Açıkça söylemek gerekirse, ilk defa senaryosu kitaptan aktarılmış bir filmin cast seçimini ilk görüşte beğendim. Nasıl beğenmeyeyim ki? Duygusal zombimiz R rolünü, çocukluğundan beri kamera karşısında olan genç oyuncu Nicholas Hoult kaparken, onun âşık olduğu insan kız Julie'yi The Sorcerer's Apprentice ve I am Number Four'dan tanıdığımız Teresa Palmer canlandıracak. Her ikisi de kitaptaki karakterlere son derece yakın oyuncular. Yalnızca yazarın Zombi R'yi kitapta takım elbiseyle gezer şekilde betimlemesine karşın filmde spor bir kıyafetle görecek olmamız (resimlerde görüldüğü gibi) küçük bir uyumsuzluk yaratıyor. Ama böyle değişiklikler her uyarlamanın olmazsa olmazı. 

23 Mayıs 2011 Pazartesi

Kitap Yorumu: Sıcak Bedenler - Isaac Marion


Bu kitabı okuduktan sonra nasıl zombilerden tiksinebilirim?


"Ölüyüm, ama bu çok kötü değil.

Alışmayı öğrendim. Kendimi doğru düzgün tanımadığım için üzgünüm, ama artık ismim yok. Benimkinin baş harfi “R” idi, ama artık sadece bunu hatırlıyorum. Komik, çünkü sağlığımda hep başka insanların isimlerini unuturdum. Arkadaşım “M”nin dediğine göre zombi olmanın ironik tarafı şu ki, her şey komik geliyor ama dudakların çürüyüp döküldüğü için gülümseyemiyorsun…"


Aslında Sıcak Bedenler'i almayı aklımın ucundan bile geçirmemiştim. Sonra Maggie Stiefvater'ın yorumunu gördüm. Favori yazarlarımdan birinin böyle pozitif bir yorum yapması beni önemli derecede etkiledi ve birden kendimi elimde kitapla buldum. Ve iyiki de okumuşum diyorum. Zombilerin o bilindik "insan eti yiyen çürümüş yaratık" imajını mükemmel bir şekilde yıktı ve yazarın sevgiyi kıyamet sonrası aslında ürkütücü olabilecek bir hikayeye yerleştiriş biçimi beni kendine hayran bıraktı. Sevecen vampirlerden sonra dünyanın en tatlı zombisi R'yle de bir tanışın isterseniz.

Isaac Marion'un Sıcak Bedenler'i Zombi R'nin bakış açısıyla anlatılıyor. Diğer zombilerle birlikte bir havaalanında yaşıyor R. Ve üstelik evi bir jet uçağı. Ne ismini ne de geçmişini hatırlıyor ve yaşamının oldukça boş olduğunu düşünüyor. Sürekli bunu sorgulamaktan da kendini alamıyor ama bu 'hastalık'tan bir kurtuluş yolu olduğuna inanmıyor. Amaçsızca ortalıkta gezinmeye ve acıktığında insan eti yemeye devam ediyor. İnsan eti konusunda yazarın detaylı anlatımı çoğu kişiyi rahatsız edebilir. Ama ben bunu yapış tarzına değil de arkasındaki neden ve duygulara odaklandığım için tiksinmedim. Mesela zombiler en çok beyin yemeyi seviyorlar çünkü böylece beynini yediklerini insanın geçmişine dair şeyleri kendilerininmiş gibi hissediyorlar. Zombi R de bundan bir nevi keyif alıyor. Yaşadığını ancak bu şekilde hissedebildiğini düşünüyor. 

Yine bir av sırasında Perry Kelvin adında genç bir adamı öldüren ve onun hayatını ve duygularını içinde hisseden R'yi sarsan bir şey oluyor. Genç adamın kızarkadaşı Julie'ye dair anıları onu beklenmedik bir şekilde etkiliyor ve ani bir kararla az önce onu öldürmeye kalkan  kızı oradan, ölmekten kurtarmaya karar veriyor. Julie'yi havaalanına götürüyor. R'nin bu kurtarma eylemi ve insancıl tavırları Julie'yi şaşırtıyor tabii ki. Birkaç gün boyunca kızı evinde saklayan R, bir yandan da beyninin bir parçasını cebinde sakladığı Perry'nin anılarına gidip geliyor. Böylece Perry, Julie ve diğer Sağlar hakkında bilgi sahibi oluyor. İlk defa bir şeyler hissetmeye başladığını fark eden zombimiz yavaş yavaş Julie'ye aşık oluyor. Ve üstelik konuşmasının daha düzgün olması ve hissettiği duygular bu kızla birlikte bir şeylerin değiştiğini anlamasını sağlıyor. Julie'nin diğer Sağların bulunduğu Stadyum'a geri dönmesiyle R kendini yeniden bomboş hissediyor, zombi arkadaşı M'nin de kendisi gibi değiştiğini ona göstermesiyle R, Julie'ye yeniden ulaşmaya karar veriyor.

Şiirsel bir anlatım, içinde barındırdığı harika şarkı sözleri ve tuhaf ama insanı etkileyen inandırıcı duygularıyla Sıcak Bedenler okunmayı hak ediyor. Zombileri yeniden canlandıran şeyin ne olduğunu ya da Sağların tükenmiş dünyada nasıl yeni bir hayat kurmaya çalıştıklarını kendiniz keşfedin. Bir yandan Perry'nin hissettikleriyle Sağların dünyası, diğer yandan da R'nin bakış açısıyla zombilerin dünyası bu kıyamet sonrası senaryosunda her şeyi derinden hissetmenize yardımcı oluyor.  Zombileri sevmiyorum ya da tiksindirici buluyorum diyorsanız bir de Zombi R'yle tanışın. Şimdiye kadar karşılaştığım en iyi zombi hikayesi. Bu kitabı ilk başta internette yayınlamış yetenekli yazar Isaac Marion'a ve keşfedip yayınlanmasını sağlayanlara teşekkürler. Ve sizlere de keyifli okumalar.

Bu da Doğan Kitap'ın hazırladığı Sıcak Bedenler trailerı




Puan: 5


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...