shiver etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
shiver etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Eylül 2012 Perşembe

Ürperti/Shiver'daki 'Summer Girl'

Blogumu takip edenler The Wolves of Mercy Falls/Mercy Falls Kurtları serisini ne kadar sevdiğimi bilirler. Uzun zaman önce okumuş olmama alıntıları aklımdan gitmeyen nadir kitaplardandır. Ayrıca ilk kitabı Shiver/Ürperti okuduğum ilk İngilizce kitaptır.

Bu seriyi sevme nedenlerimden biri Maggie Stiefvater'ın kitapta yer verdiği şarkılar. Özellikle Sam'in Grace'e yazdığı şarkı Summer Girl şimdi bile arada açıp dinlediğim eserlerden. Şarkının sözleri Maggie Stiefvater'a ait. Bir süre önce Maggie, Jonas & Plunkett'le güçlerini birleştirerek şarkının bestesini de yaptı. Serinin hayranları tarafından çok sevilen bir eser çıktı ortaya böylece.

İşte canlı Jonas & Plunkett yorumuyla "Summer Girl". En uçta Maggie Stiefvater'ı da görmek mümkün.

Şarkının stüdyo versiyonu ise Jonas & Plunkett'in sitesinde dinlenebilir.


Sözleri:

Summer Girl
Lyrics by Maggie Stiefvater (with an extra verse by J and P)
Music by J and P


I fell for her in Summer
From Summer she is made
She is my lovely Summer Girl

I'd love to spend a winter
But I'm never warm enough
For my Summer Girl

It's Summer when she smiles
I'm laughing like a child
It's the Summer of our lives,
I'll contain it for a while

She holds the heat, the breeze of Summer
In the circle of her hand
I'd be happy with this Summer,
If it's all we ever had, if it's all we ever had.

She doesn't cast a shadow,
Even in the Summer Sun
My lovely Summer Girl.

She can save me from myself,
She's my only saving Grace,
My lovely Summer Girl

It's Summer when she smiles
I'm laughing like a child
It's the Summer of our lives,
I'll contain it for a while

She holds the heat, the breeze of Summer
In the circle of her hand
I'd be happy with this Summer,
If it's all we ever had, if it's all we ever had.

22 Haziran 2012 Cuma

Ne Okusam?: Maggie Stiefvater Kitapları

Bildiğiniz gibi yaz geldi çattı. Ve yaz gelince bir kitap hayvanı ne yapar? Elbette kendini dizi-film-kitap üçlüsüne verir. Saatlerce  kitabının ya da bilgisayarının başından kalkmaz vesaire vesaire.

Bu yaz okunacaklar listemi şöyle bir gözden geçirdiğimde - şaşırtıcı olmayan bir biçimde - dopdolu olduğunu gördüm. Listemin detaylarını belki bir başka blog yazısında paylaşacağım. Bu kez bahsetmek istediğim, blogumda üç kitabını da yorumladığım Shiver yani Ürperti ile başlayan The Wolves of Mercy Falls serisinin yazarı Maggie Stiefvater ve kitapları.

Maggie için ne desem bilemiyorum. O benim İngilizce kitap okuma sevdamın fitilini ateşleyen kişi. Muhteşem bir edebiyat ve müzik yeteneğine sahip, ayrıca harika araba zevki olan bir kadın. (Ciddi söylüyorum, arabasına bir göz atmalısınız!) Yalnız maalesef ki Türkiye'de hâlâ bir kitabı çevrildi ve bu beni her hatırladığımda sinir eder. Neyse gelelim konumuza...

 Maggie Stiefvater'ın şimdiye kadar yayımlanmış 6 kitabı mevcut ve bir diğeri kitabı Eylül ayında yurt dışında piyasaya çıkacak. Ayrıca bir de antolojisi çıkacak ki, bunlara birazdan daha detaylı değineceğim.
Defalarca kez tekrarladığım gibi, Shiver serisi her daim favorilerim arasında yerini koruyacaktır. Tüm kitaplarını zevkle okumuş olmakla beraber yeri bende çok ayrıdır. Sam ve Grace gibi bir çifti bir daha okur muyum bilmiyorum.




Bu yüzden başka yazarlarda teselli aramak yerine Maggie'nin aslında Shiver'dan önce yayımlanan ve uzun zamandır sırada beklettiğim bir diğer serisi The Books of Faerie'yi okuma kararı aldım. Adından da anlaşılacağı üzere perileri konu alıyor. Ve içinde müziğin harika işlendiğine dair yorumlar var. Şimdiye kadar iki kitabı, Lament ve Ballad çıktı. Üçüncü ve son kitabı Requiem ise 2013'te bizimle buluşacak. Ben de bu yaz ümit ediyorum ki bu iki kitabı e-kitap arşivimden çıkarıp okuyabileceğim.

Yazarın en son çıkan kitabı Scorpio Races ise tek kitap niteliği taşıyor. Geçtiğimiz Ekim ayında piyasaya sürülen kitap, çıkar çıkmaz listemde yerini almıştı. Atlara ve mitolojiye olan sevgim düşünülürse zaten kayıtsız kalmam imkansızdı. Hatta geçenlerde D&R'da görmüş lâkin alamamıştım. Bu yüzden içimde kalmıştı.



Bahsetmek istediğim bir diğer Maggie Stiefvater kitabı bu yılın Eylül ayında yayımlanacak, yepyeni bir serinin ilk kitabı olan The Raven Boys.  Büyük ihtimalle üç kitaptan oluşacak olan Raven Cycle serisinin bu ilk kitabında yine paranormal ve mitolojik ögeler bir araya geliyor. Bize de sabırsızca çıkmasını beklemek kalıyor.


Son olarak kendilerine Merry Sisters of Fate diyen ve hem çok yakın arkadaş olan hem de birlikle yazılar yazan young-adult yazarlar Maggie Stiefvater, Brenna Yovanoff ve Tessa Graton'un hikayelerinden oluşan antolojilerinden bahsetmek istiyorum. İçinde her üç yazarın da çeşitli öykülerini barındıran The Curiosities: A Collection of Stories'in 1 Ekim'de çıkması planlanıyor.



Son olarak The Raven Boys'un geçtiğimiz günlerde yayınlanan ve Maggie Stiefvater'ın müziği de dahil her şeyiyle el attığı trailerını yayınlamak istiyorum. 

Bu kitaplara gömülüp sömürdüğümde, güzel yorumlarda buluşmak üzere...


20 Temmuz 2011 Çarşamba

Kitap Yorumu: Forever - Maggie Stiefvater


Ve Forever da Türkçesinin çıkmasını beklemeye dayanamayıp İngilizce bitirdiğim kitaplar arasında yerini aldı. İlk defa bir kitap yorumu yazarken bu kadar hüzünlü hissediyorum. Mutluyum ama hüzünlüyüm. Beni neredeyse ağlatan ilk seri sonu kitabı Forever oldu. The Wolves of Mercy Falls serisine zorlukla veda ettim. Söylenecek çok şey var ama büyük ihtimalle çoğunu atlayacağım.

Öncelikle beni ilk kitaptan bu seriye bağlayan her ne ya da kim ise ona teşekkür ederim. Sonra da kurtlar hakkında önyargılarımı yıkıp - hatta onlar hakkında bir hikaye yazmamı sağlayan - en sevdiğim yazarlardan Maggie Stiefvater'a teşekkür ederim. Harika bir seriydi. Duyguları içimde hissettim. Biliyorum biraz kitap sonu teşekkür yazısı gibi oldu ama...

Fazla spoiler vermeden tamamlayacağım bu yorumu. Linger'ın sonunda Grace'i kurt olarak bırakmıştık. Forever'ın başında da Grace sürekli değişiyor ve Sam da mahvolmuş bir halde ne yapacağını düşünüyor. Kitabın neredeyse yarısı boyunca ikisinin bir türlü bir araya gelememesini okudum. Bu biraz yavaş okumama neden oldu. Ama bir araya geldikleri andan itibaren heyecan tavan yaptı. Kahramanlarımız bu işin içinden nasıl çıkacaklarını düşünürlerken bir de Isabel'in babasının planladığı kurt avı çıkıyor karşımıza. Av sahnelerinde kitabı gözümü kırpmadan okudum. Şimdi ne olacak diye kendi kendimi yedim bitirdim. Ve kitap bittiğinde boşluğa düşmüş gibi birkaç saniye öyle kaldı. Yazar sonunu biraz ucu açık bırakmıştı. Yeni bir spin-off veya novella için olabileceğini umut ediyorum çünkü bu seriyi her halükarda okumak isterim. Sam ve Grace'in hikayesi bitmiş olsa bile bizi yeni kurtçuklarla tanıştırır umarım Maggie. Ama onun başka kitaplar üzerinde çalıştığını da okudum. Olsun, Maggie'nin tarzını çok seviyorum. Bu serinin bitmesiyle üzülmüş olsam da "Books of Feerie" serisi ve "Scorpio Races" beni bekliyor.

Kısacası seriye yakışır bir finaldi. The Wolves of Mercy Falls serisi benim favorilerimden biri ve hep de öyle kalacak. Maggie duyguları öyle bir işliyor ki gerçekten kendine hayran bırakıyor. Sam, Grace, Cole, Isabel her bir karakterini özleyeceğim. Ama üzülmüyorum çünkü uzatılıp da tadı kaçmadı. Mutlu ve hüzünlü bir şekilde bir seriyi daha bitirdim. Beni ingilizce kitap okumaya teşvik eden, bana kurtları sevdiren, Rilke'yi tanıştıran seriyi...

Ve son olarak da sevgili Turkuvaz Kitap'a en içten sevgilerimi sunuyorum, umuyorum ki bu kitabı bir kez de Türkçe okuma keyfini bize yaşatırlar.

Forever'ın yazar tarafından hazırlanan kitap fragmanı



Sevgilerimle.
Keyifli okumalar...

Puan: 5


2 Mayıs 2011 Pazartesi

Kitap Yorumu: Linger - Maggie Stiefvater


Ürperti'yi bayılarak okumuş biri olarak dayanamayarak ikinci kitabı Linger'ı da İngilizce okudum. Ve yine seriye ve Maggie Stiefvater'ın yazış tarzına hayran oldum. Sade ama insanın içine işleyen anlatımı, içinde barındırdığı yoğun aşkla Linger en az Ürperti kadar etkileyici bir kitap.

Bundan sonrası spoiler içermektedir. İçerik hakkında bilgi istemeyenlerin okumaması tavsiyemdir.

İlk kitabın sonunda Sam insan olarak geri dönmüştü. Ve Sam ve Grace'in aşkları için yepyeni bir umut doğmuştu. İkinci kitap ise, ilkinden daha melankolik ve bilinmemezliklerle dolu bir havada geçiyor. Sam kitaçıda çalışmaya devam ediyor ve kışın son günleri yaşanırken yeni tedavisinin de etkisiyle hala insan formunda. Yan karakterlerden olan Isabel Culpeper bu kitapta biraz daha öne çıkmış ve yazar Sam ve Grace'in yanında onun bakış açısını da eklemiş. Ve bir de yeni kurdumuz Cole'un.

Cole St. Clair bir rock grubunda çalıyor. Ve müzik konusunda olduğu kadar bilimde de en az bir bilim adamı olan babası kadar yetenekli. Cole, avare bir hayat sürerken kendi isteğiyle Beck tarafından dönüştürülüyor ve daha dönüşümünün ilk aşamalarında olduğu için kurt ve insan formu arasında gidip geliyor. Tesadüf eseri Isabel'in evine giriyor ve abisinin ölümü yüzünden hala kendini toplarlayamamış olan Isabel ile tanışmaları ile yakınlaşmaları bir oluyor. Daha sonra Beck ve diğer kurtların evine sığınıyor ve burada da Sam'le karşılaşıyor.

Bu sırada da Grace de normal hayatı ve Sam'le olan ilişkisini dengede tutmaya çalışıyor. Ama sürekli baş ağrıları ve ateş nöbetleri onu endişelendiriyor. Yakınlarına bu durumu belli etmemeye çalışsa da içindeki kurdun canlandığını hissediyor. Aynı zamanda Isabel'le ormanda burnu kanamış bir kurt cesedi buluyorlar. Bu durumu da düşünmeden edemiyor.

Sam yine geceleri Grace'in odasında uyumaya devam ederken bir gün Grace'in bir ateş nöbeti sırasında ailesi ikisini fark ediyor ve asıl çile de burada başlıyor. Genelde kızlarına karşı aşırı ilgisiz olan Brisbane'ler bir anda ilgili anne-baba oluverip Sam'i kızlarından uzaklaştırmaya çalışıyorlar. Bu yüzden birbirlerine deli gibi aşık ikili uzun bir süre görüşemiyorlar. Ve hastaneye kaldırılan Grace'e doktorlar grip teşhisi koyuyorlar.

Sam ise Cole'la uğraşmaya devam ediyor. Hem Beck'in neden onun gibi ünlü birini kurda dönüştürdüğüne hem de Cole'un neden bunu istediğine anlam vermeye çalışıyor. İlkbahar gelirken binbir zorlukla Grace'in Sam'e doğumgününde hediye ettiği stüdyo kaydı için ikili buluşma imkanı buluyorlar. Sam'in yazdığı harika şarkılar da tabii ki kitapta yerini alıyor. Kitabın sonlarına yaklaşırken Grace'in hastalığının giderek nüksettiğini görüyoruz. En son kendinden geçerek neredeyse ölümün eşiğine gelen kıza çare bulmaya karar veren elbette Sam oluyor. Sonunda, Grace'in ısırıldıktan sonra arabada unutulup deyim yerindeyse pişmesiyle iyileştiğini zannettikleri şeyin aslında onu yavaş yavaş öldürdüğünü anlıyorlar. Ve Cole'u zekasını kullanmasını tetikleyerek Cole, Isabel ve Sam Grace'in ancak yeniden kurt kanını almasıyla yaşayacağına karar veriyorlar. Bu işi üstlenen Cole oluyor ve kitabın sonunda Grace kurda dönüşüp ormanın içine doğru koşarken Sam arkasından bakakalan oluyor.

Kendisinin de sonunun ölüm olacağını bilmesine rağmen Sam, Grace'i kurtluktan kurtaracak çözümü bulmakta kararlı. Üçüncü kitap Forever da bu durum üzerinde yoğunlaşacağa benziyor. Ve Mercy Falls Kurtları'nın dünyasına yeniden girmek için yazı beklemek zorundayız çünkü Forever yurtdışında Temmuz ayında çıkacak.

Bana göre Linger tıpkı Shiver gibi kaçırılmaması gerek bir kitap ve Maggie de hala favori yazarlarım arasında. Sam ve Grace'in kurtulma çabalarının nasıl sonuçlanacağını heyecanla bekliyorum. Bu yazıyı da yazarın hazırladığı ve müziklerini yaptığı trailerla bitiriyorum. Keyifli okumalar...



Puan: 5


26 Kasım 2010 Cuma

Kitap Yorumu: Ürperti - Maggie Stiefvater


Ve işte aylardır beklediğim kitabı da sonunda bitirdim. Etkisinden çıkmaya çalışır bir halde yazıyorum bu yorumu. Kitabımız kurtadamları konu alıyor. Ama bu bildiğimiz türden kurtadamlar değil. Yazar, miti değiştirmiş bence oldukça anlamlı ve güzel olmuş. Ürperti'nin kurtları soğuk havalarda kurt formuna geçiyorlar. Sıcak olduğunda ise yeniden insana dönüşüyorlar. Ama belirli bir zaman sonra ölene kadar öyle kalmak üzere kurda dönüşüyorlar. Hikaye Mercy Falls isimli bir kasabada, Grace adlı küçük bir kızın kurtlar tarafından ısırılmasıyla başlıyor. Grace bu olaydan sonra dönüşmesi gerekirken kurtadama dönüşmüyor. Bu da kitap boyunca aklımızda bir soru işareti olarak kalıyor. Grace, 8 yaşında ısırılmasından 17 yaşına kadar ormandaki kurtları sessizce izliyor. Özellikle de sarı gözlü olanı... Sarı gözlü kurdumuz -asıl adıyla Sam- Grace'i o faciadan kurtaran kişi. Ve o da kıza karşı platonik bir aşk besliyor. Yıllar boyunca birbirlerini izleyip duruyorlar, ta ki kasabadaki kurtlar bir oğlanı öldürüp tehlikeli ilan edilene kadar. Aslında oğlanın -Jack- ölmediğini siz de tahmin etmişsinizdir. Ama kasaba halkı öyle sanıyor ve kızgın kalabalık edasıyla kurtları avlamaya başlıyorlar. Sam, vurulup kendini zorla Grace'in evinin önüne atıyor.

Kızımız canından çok sevdiği kurdunu insan olarak görünce ilk olarak bir şaşırıyor tabii. Ama hemen onun gerçek olduğuna inanıyor ve Sam'in kalacak yeri olmadığı için onu kendi odasında saklıyor. Yani Grace Sam'in bir kurtadam olduğunu biliyor. Aslında kız çok fazla şey biliyor. Kurtları hissediyor ve temel özelliklerine de sahip. Sam ile Grace tüm zorluklara rağmen birlikte olmaya çalışıyorlar ve bunu uzun bir süre de başarıyorlar. Sam'in yeniden kurda dönüşmemesi için Grace onu sıcak tutmaya çok çaba harcıyor. Ve yeni kurt Jack yavaş yavaş kasabayı karıştırmaya başlıyor. Jack, kızkardeşi Isabel'e görünüp yaşadığını, dolayısıyla da doğaüstü bir şeyler döndüğünü belli ediyor. Bunun yanında Sam'in sürüsü de bir yandan gizli işler çeviriyor.
Kitapta klasik bir konu var diyebilirsiniz. Ama konuya ve yapılan aptalca reklamlara kanmayın derim. Maggie Stiefvater oldukça yetenekli bir yazar. Kitap kışın en soğuk zamanlarında geçtiğinden o soğuğu içinizde hissediyor, doğa betimlemelerine hayran kalıyorsunuz. Duyguları anlatma biçimi de cabası... Üstelik Sam'in yazdığı şarkılar ve okuduğu şiirler de harika. Sırf bunlar için bile farklı ve okumaya değer bir kitap. Maggie'nin yeteneği bu kadarla da sınırlı değil, kitabın tanıtım fragmanı da insanı etkiliyor. Fragmannı ve arka planda çalan müziğin ve de bu hayran kaldığım kapak tasarımının arkasında Maggie Stiefvater'ın imzası var.

Ürperti (Shiver) üç kitaptan oluşan bir seri. Serinin genel adı The Wolves of Mercy Falls yani Mercy Falls Kurtları. İkinci kitabın orijinal adı Linger ve Türkçeye ne zaman çevrileceği henüz belli değil. Üçüncü kitap Forever ise yurtdışında 2011 yazında çıkacak.

Buyurun bu da fragman:






Puan: 5


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...