scorpio races etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
scorpio races etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Temmuz 2012 Perşembe
Kitap Yorumu: The Scorpio Races - Maggie Stiefvater
Uzun bir aradan sonra yeniden İngilizce olarak okuma şansına erebildiğim ilk kitap oldu The Scorpio Races. Yeni Reeder'ım sağ olsun. Ve tabii açılışı bu kitapla yapmış olmamda Maggie Stiefvater'ın en sevdiğim yazarlardan biri olmasının etkisi hayli büyük.
Kitabı okumakla ilgili hiçbir zaman şüphem olmadı. Daha önceki bir yazımda da bahsettiğim gibi, atlar, mitoloji ve Maggie üçlemesi beni çeken güçlü mıknatıslardı.
The Scorpio Races, Thirsby isimli bir adada geçiyor. Thirsby'de her yıl, Scorpio Races denilen at yarışları düzenleniyor. Bu yarış, ada için çok derinlere inen bir gelenek. Her yılın Kasım ayında capall uisce diye anılan mitolojik su atları karaya geliyorlar. Bu atlar çok vahşi yaratıklar. Etle besleniyorlar ve zapt edilmeleri oldukça zor. Çoğu zaman binicilerini öldürdükleri biliniyor. Bu yüzden yarışlar aynı zamanda kan ve ölümle anılıyor. Ada insanları bu atlarla ya da sahip oldukları capall uisce ile yarışa katılıyor. Bu son derece zorlu ve kanlı bir yarış. Kitabın baş karakterleri ise Sean Kendrick ve Puck Connoly. İşe onları tanıtarak başlamak istiyorum.
Puck (gerçek adıyla Kate. Lakabı olan Puck'ı kullanmayı tercih ediyor) üç çocuklu bir ailenin ortanca çocuğu. Bir ağabeyi bir de erkek kardeşi var. Anlayacağınız gibi ailenin tek kızı, üstelik ebeveynlerini kaybetmiş bir ailenin tek kızı. Haliyle tüm sorumluluk ona yüklenmiş vaziyette. Neyse ki Puck oldukça güçlü bir kız. Zaten bu yazarın hayran olduğum özelliklerinden biri, kadın karakterleri her zaman hayata sımsıkı tutunabilen güçlü kişilikler oluyor. Puck da beni bu konuda tatmin etti. Ailesinin kaybından sonra kardeşi Finn'in ve yaşadıkları evin neredeyse tüm sorumluluğunu üstlenmiş. Tüm bu sorumluluğun altında, rahatlamasını ve her şeye daha sıkı tutunmasını sağlayan şey ise ona annesinden miras kalan dişi atı Dove.
Etiketler:
at
,
capall uisce
,
genç yetişkin
,
kitap yorumu
,
maggie stiefvater
,
mitoloji
,
scorpio races
,
the scorpio races
22 Haziran 2012 Cuma
Ne Okusam?: Maggie Stiefvater Kitapları
Bildiğiniz gibi yaz geldi çattı. Ve yaz gelince bir kitap hayvanı ne yapar? Elbette kendini dizi-film-kitap üçlüsüne verir. Saatlerce kitabının ya da bilgisayarının başından kalkmaz vesaire vesaire.
Bu yaz okunacaklar listemi şöyle bir gözden geçirdiğimde - şaşırtıcı olmayan bir biçimde - dopdolu olduğunu gördüm. Listemin detaylarını belki bir başka blog yazısında paylaşacağım. Bu kez bahsetmek istediğim, blogumda üç kitabını da yorumladığım Shiver yani Ürperti ile başlayan The Wolves of Mercy Falls serisinin yazarı Maggie Stiefvater ve kitapları.
Maggie için ne desem bilemiyorum. O benim İngilizce kitap okuma sevdamın fitilini ateşleyen kişi. Muhteşem bir edebiyat ve müzik yeteneğine sahip, ayrıca harika araba zevki olan bir kadın. (Ciddi söylüyorum, arabasına bir göz atmalısınız!) Yalnız maalesef ki Türkiye'de hâlâ bir kitabı çevrildi ve bu beni her hatırladığımda sinir eder. Neyse gelelim konumuza...
Maggie Stiefvater'ın şimdiye kadar yayımlanmış 6 kitabı mevcut ve bir diğeri kitabı Eylül ayında yurt dışında piyasaya çıkacak. Ayrıca bir de antolojisi çıkacak ki, bunlara birazdan daha detaylı değineceğim.
Defalarca kez tekrarladığım gibi, Shiver serisi her daim favorilerim arasında yerini koruyacaktır. Tüm kitaplarını zevkle okumuş olmakla beraber yeri bende çok ayrıdır. Sam ve Grace gibi bir çifti bir daha okur muyum bilmiyorum.
Bu yüzden başka yazarlarda teselli aramak yerine Maggie'nin aslında Shiver'dan önce yayımlanan ve uzun zamandır sırada beklettiğim bir diğer serisi The Books of Faerie'yi okuma kararı aldım. Adından da anlaşılacağı üzere perileri konu alıyor. Ve içinde müziğin harika işlendiğine dair yorumlar var. Şimdiye kadar iki kitabı, Lament ve Ballad çıktı. Üçüncü ve son kitabı Requiem ise 2013'te bizimle buluşacak. Ben de bu yaz ümit ediyorum ki bu iki kitabı e-kitap arşivimden çıkarıp okuyabileceğim.
Yazarın en son çıkan kitabı Scorpio Races ise tek kitap niteliği taşıyor. Geçtiğimiz Ekim ayında piyasaya sürülen kitap, çıkar çıkmaz listemde yerini almıştı. Atlara ve mitolojiye olan sevgim düşünülürse zaten kayıtsız kalmam imkansızdı. Hatta geçenlerde D&R'da görmüş lâkin alamamıştım. Bu yüzden içimde kalmıştı.
Bahsetmek istediğim bir diğer Maggie Stiefvater kitabı bu yılın Eylül ayında yayımlanacak, yepyeni bir serinin ilk kitabı olan The Raven Boys. Büyük ihtimalle üç kitaptan oluşacak olan Raven Cycle serisinin bu ilk kitabında yine paranormal ve mitolojik ögeler bir araya geliyor. Bize de sabırsızca çıkmasını beklemek kalıyor.
Bu yaz okunacaklar listemi şöyle bir gözden geçirdiğimde - şaşırtıcı olmayan bir biçimde - dopdolu olduğunu gördüm. Listemin detaylarını belki bir başka blog yazısında paylaşacağım. Bu kez bahsetmek istediğim, blogumda üç kitabını da yorumladığım Shiver yani Ürperti ile başlayan The Wolves of Mercy Falls serisinin yazarı Maggie Stiefvater ve kitapları.
Maggie için ne desem bilemiyorum. O benim İngilizce kitap okuma sevdamın fitilini ateşleyen kişi. Muhteşem bir edebiyat ve müzik yeteneğine sahip, ayrıca harika araba zevki olan bir kadın. (Ciddi söylüyorum, arabasına bir göz atmalısınız!) Yalnız maalesef ki Türkiye'de hâlâ bir kitabı çevrildi ve bu beni her hatırladığımda sinir eder. Neyse gelelim konumuza...
Maggie Stiefvater'ın şimdiye kadar yayımlanmış 6 kitabı mevcut ve bir diğeri kitabı Eylül ayında yurt dışında piyasaya çıkacak. Ayrıca bir de antolojisi çıkacak ki, bunlara birazdan daha detaylı değineceğim.
Defalarca kez tekrarladığım gibi, Shiver serisi her daim favorilerim arasında yerini koruyacaktır. Tüm kitaplarını zevkle okumuş olmakla beraber yeri bende çok ayrıdır. Sam ve Grace gibi bir çifti bir daha okur muyum bilmiyorum.
Bu yüzden başka yazarlarda teselli aramak yerine Maggie'nin aslında Shiver'dan önce yayımlanan ve uzun zamandır sırada beklettiğim bir diğer serisi The Books of Faerie'yi okuma kararı aldım. Adından da anlaşılacağı üzere perileri konu alıyor. Ve içinde müziğin harika işlendiğine dair yorumlar var. Şimdiye kadar iki kitabı, Lament ve Ballad çıktı. Üçüncü ve son kitabı Requiem ise 2013'te bizimle buluşacak. Ben de bu yaz ümit ediyorum ki bu iki kitabı e-kitap arşivimden çıkarıp okuyabileceğim.
Yazarın en son çıkan kitabı Scorpio Races ise tek kitap niteliği taşıyor. Geçtiğimiz Ekim ayında piyasaya sürülen kitap, çıkar çıkmaz listemde yerini almıştı. Atlara ve mitolojiye olan sevgim düşünülürse zaten kayıtsız kalmam imkansızdı. Hatta geçenlerde D&R'da görmüş lâkin alamamıştım. Bu yüzden içimde kalmıştı.
Bahsetmek istediğim bir diğer Maggie Stiefvater kitabı bu yılın Eylül ayında yayımlanacak, yepyeni bir serinin ilk kitabı olan The Raven Boys. Büyük ihtimalle üç kitaptan oluşacak olan Raven Cycle serisinin bu ilk kitabında yine paranormal ve mitolojik ögeler bir araya geliyor. Bize de sabırsızca çıkmasını beklemek kalıyor.
Son olarak kendilerine Merry Sisters of Fate diyen ve hem çok yakın arkadaş olan hem de birlikle yazılar yazan young-adult yazarlar Maggie Stiefvater, Brenna Yovanoff ve Tessa Graton'un hikayelerinden oluşan antolojilerinden bahsetmek istiyorum. İçinde her üç yazarın da çeşitli öykülerini barındıran The Curiosities: A Collection of Stories'in 1 Ekim'de çıkması planlanıyor.
Son olarak The Raven Boys'un geçtiğimiz günlerde yayınlanan ve Maggie Stiefvater'ın müziği de dahil her şeyiyle el attığı trailerını yayınlamak istiyorum.
Bu kitaplara gömülüp sömürdüğümde, güzel yorumlarda buluşmak üzere...
Etiketler:
ballad
,
books of faerie
,
brenna yovanoff
,
lament
,
maggie stiefvater
,
mercy falls
,
ne okusam
,
scorpio races
,
shiver
,
tessa gratton
,
the raven boys
,
the wolves of mercy falls
,
ürperti
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)






