aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Ocak 2014 Salı
ÜKG Kapak Tanıtımı: Acıtan Güzellik - Georgia Cates
Etiketler:
Acıtan Güzellik
,
Adult
,
aşk
,
Beauty From Pain
,
Beauty Series
,
cover reveal
,
dex
,
DEX Plus
,
Erotik Roman
,
Georgia Cates
,
kapak tanıtımı
,
ükg blog turları
10 Aralık 2013 Salı
18. ÜKG Blog Turu: Kırık Camlar Üzerinde Dans - Ka Hancock
07.12.13| Yorumbaz - Ön Okuma
07.12.13 | Romancekolik - Yorum
08.12.13 | Kitap Esintisi - Yorum
09.12.13 | Zimlicious - Yazar Hakkında
09.12.13 | Sevgili Kitap - Yorum
10.12.13 | Kitap Hayvanı'nın Günlüğü - Yorum
10.12.13 | Kitab-ı Sevda - Yorum
10.12.13 | Kağıt Kız - Yorum
Kendi kurallarını koyan bir aşkın inanılmaz hikâyesi...Her evlilik bir danstır Lucy. Bazen komplike, bazen sevgi dolu, çoğu zamansa olaysız. Ama Mickey'le dansınız kırık camlar üzerinde gibi olacak. Acı verecek. Ve sen, ne acıdan kaçabileceksin, ne de bir sonraki adımda canının daha az acıması için ona daha sıkı tutunup az camlı bir yere ilerleyebileceksin.
21 yaşındaki Lucy, Mickey'le karşılaştığında Mickey'nin kendisi gibi sorunlarla boğuştuğundan habersizdi. Lucy ailesinden miras kalan kanser ile Mickey'e ise annesinden miras kalan bipolar bozukluğu ile boğuşmak zorundadır.
Sıradışı bir evliliğin yalın bir portresi Kırık Camlar Üzerinde Dans, okuru insan kalbinin derinliklerinde unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor.
Etiketler:
aşk
,
blog tour
,
blog tur
,
dram
,
feniks kitap
,
ka hancock
,
kırık camlar üzerinde dans
,
ükg blog turları
7 Kasım 2013 Perşembe
ÜKG KAPAK TANITIMI: Ella ve Micha'nın Sırrı - Jessica Sorensen
ÜKG yine ilklere imza atıyor!
Pena Yayınları ülkemizde ilk defa bu ay yayın hayatına başlıyor ve ÜKG üyeleri olarak çok merak ettiğimiz Ella ve Micha'nın Sırrı kitabı ise yayına ilk sunulacaklar arasında. Bu sebeple tur konusunda çok heyecanlıyız ve umuyoruz ki kapağın orijinal olmasına bizler kadar sevinmişsinizdir!
Etiketler:
aşk
,
cover reveal
,
Ella ve Micha'nın Sırrı
,
jessica sorensen
,
kapak tanıtımı
,
new adult
,
Pena Yayınları
,
the secret of ella and micha
,
The Secret Series
,
ükg blog turları
,
yeni yetişkin
18 Nisan 2013 Perşembe
Kitap Yorumu: Fallen Too Far - Abbi Glines
Artık resmileşti: Ben bir new adult bağımlısıyım!
Fallen Too Far, bu kategori içinde en çok konuşulan kitaplardan biri herhalde. Kitabın uzun zamandır farkındaydım lâkin kitap okuma hastalığına yeniden tutulduğum şu günlerde ancak okuyabildim. Kitap oldukça kısa aslında. Zaten romans kitaplarını çok hızlı okurum; eh, bu kadar kısa olup da aynı zamanda sürükleyici olunca da Fallen Too Far'ı bir oturuşta bitiriverdim.
Öncelikle kapak resminin çok hoşuma gittiğini belirtmeliyim. Karakterlere ve konuya aşırı uygun olduğunu düşünüyorum. O soft renkler ve yazı tipiyle daha bir uyumlu olmuş. Her gördüğümde şöyle bir bakmadan edemiyorum. Evet, tıpkı kapaktaki gibi kadın kahramanımız Blaire platin sarısı saçlı, genç bir kız. Erkek kahramanımız Rush ise manken vücutlu, rockçı tipli bir afet.
New adult kitaplarını artık çoğunuz biliyorsunuzdur. Üniversite çağlarında geçiyor ve young adult kitaplarına göre daha fazla cinsellik, küfür gibi yetişkin unsurlar içeriyor. Ama bir yetişkin kitabı gibi detaylı değil elbette. Ancak okuduğum new adultlar arasında, Fallen Too Far cinselliğin en açık işlendiğiydi. Bu beni rahatsız etti mi? Hayır. Sadece bir uyarı niteliğinde belirtme gereği duyuyorum.
Kitabın başında on dokuz yaşındaki, annesini yeni kaybetmiş Blaire gidecek başka bir yeri olmadığı için yıllardır yüzünü görmediği babasının evine gidiyor. Tabii elinde silah olmasına rağmen henüz saf olan kızımız babasının yeni karısıyla tatilde olacağını tahmin edemiyor. Elinde 20 dolar ve kamyonetinden başka bir şey yok Blaire'ın. Babasının evinde, daha sonra üvey kardeşi olduğunu öğreneceği ve aslında evin sahibi olan Rush'ın öküz tavırlarını görünce de sokakta yatmayı bile düşünüyor.
Etiketler:
abbi glines
,
aşk
,
çağdaş romans
,
fallen too far
,
kitap yorumu
,
new adult
,
romance
,
romans
,
yeni yetişkin
22 Eylül 2012 Cumartesi
Kitap Yorumu: Tempting the Best Man - J. Lynn
J. Lynn, Jennifer L. Armentrout'un yetişkin kitaplarında kullandığı takma isim. Jennifer, son zamanlarda favori yazarlarım arasına girdi. Bu yüzden bu kitabına da şans vereyim dedim, pişman olmadım. Çok fazla "romance" okuyan birisi değilim, bu yüzden beklentilerimi yüksek tutmuyorum bu tür kitaplarda. Tempting the Best Man bu yüzden daha çok hoşuma gitti belki de. Tabii sevmemde Jennifer'ın eğlenceli diyalogları ve hayallerimi süsleyen erkek karakterlerinin etkisini de yok saymamak lazım.
Etiketler:
aşk
,
erotic romance
,
gamble brothers
,
j. lynn
,
jennifer l. armentrout
,
kitap yorumu
,
romance
,
romans
,
tempting the best man
,
yetişkin
15 Ağustos 2012 Çarşamba
Kitap Yorumu: Delirium - Lauren Oliver
Bu kitabı sevmeyi çok istedim. Öyle böyle değil yani. Konu güzel, puanlar güzel, yorumlar güzel; ama bir şeyler eksik. Kendini sardıramadı bir türlü. Kurgunun içine giremedim. İlk yarısını okurken zorlandım, öyle ki az kalsın isyan edip bırakacaktım. Çok yavaş ilerliyordu. Neyse ki son birkaç bölüm güzeldi. Özellikle son bölüm bol heyecanlıydı. Ama sadece bir bölümlük heyecan kitabı kurtarmaya yetmedi. Sadece seriye devam etme kararı almamı sağladı.
Delirium'da aşk tehlikeli bir hastalık. Hattâ adına artık amor deliria nervosa diyorlar. Uygun koşullara ulaşan her kişi bu hastalığın tedavisini almak zorunda. Böylece hayatın geri kalanı boyunca, ölüme bile sürükleyen bu ölümcül hastalıktan uzak durabilecek. Mantık çerçevesinde ailesini kurup, günlük işlerine devam edebilecek.
Lena Haloway, tedaviyi alacağı günü iple çekiyor. Bir an önce deliria olma ihtimalinden kurtulup, sıradan yaşamına başlamak istiyor. Ama tedavisine hâlâ doksan beş gün var. Lena, teyzesi ve teyzesinin ailesi ile beraber yaşıyor. Babası, Lena çok küçükken ölmüş, annesi ise kızın gözlerinin önünde intihar etmiş. Lena'nın tedavi olmayı sabırsızlıkla beklemesinin nedenlerinden biri de bu zaten.
Etiketler:
artemis yayınları
,
aşk
,
bilim-kurgu
,
deliria
,
delirium
,
distopya
,
genç yetişkin
,
kitap yorumu
,
lauren oliver
8 Şubat 2012 Çarşamba
Kitap Yorumu: Ölümcül Hata - Linda Howard
Tanıtım:
Blair Mallory’nin keyifli bir yaşamı vardır. Bu güzel ve kendine güvenli genç kadın popüler bir spor merkezinin de sahibidir.
Ne var ki sorunlu üyelerden biri Blair’i kişisel takıntısı haline
getirerek genç kadının giysilerini ve neredeyse yaşam tarzını taklit
etmeye başlar. İşlenen cinayet ve gelişen olaylar Blair’i polis olan
eski sevgilisi Wyatt ile bir kez daha karşı karşıya bırakır. Blair bu
eski gönül yarasını tamir edip aklından bir türlü çıkartamadığı bu
adamla tekrar bir araya gelip gelemeyeceğini tartmaya uğraşırken olaylar
giderek karışır ve genç kadın kendini ölüm tehdidi altında bulur.
Gerçek kurban kimdir? Blair mi, takıntılı bir kişiliği olan Nicole mü? Peki ya katil?
Blair ve Wyatt’ın aralarında geçen eski hikâyenin üzerine
Bir yenisini inşa etmeleri mümkün olabilir mi?
Blair ve Wyatt’ın aralarında geçen eski hikâyenin üzerine
Bir yenisini inşa etmeleri mümkün olabilir mi?
ABD’li ödüllü yazar Linda Howard’ın hem çarpıcı bir aşk hikâyesi hem
de sürükleyici bir polisiye olan yapıtını elinizden bırakmak
istemeyeceksiniz.
Yorum:
Bu
kitabı Migros'tan 5 küsür TLye daha dün almıştım. Üstelik arka yazısını
bile okumadan, sadece yazarına güvenerek. Bakın, bir gün içinde bitirdim
işte. Kendimi durdurmam mümkün değildi.
Linda Howard'ın daha önce Kara Melek(Death Angel) adlı kitabını okumuştum. Favori kitaplarım arasındadır. O zaman da iki günde bitirdiğimi hatırlıyorum. Hem gerilimi, hem eğlencesi hem de romantizmi yüksek bir kitaptı. Ölümcül Hata ise ondan çok çok daha eğlenceliydi. Çoğu zaman yüzümdeki o saçma sapan gülümsemeyle okudum. Başkarakterimiz Blair Mallory ve onun müthiş düşünceleri kitaba çok tatlı bir hava katmış. Erkek karakter Wyatt ise klasik aşk kitaplarının aksine ne çok yakışıklı ne de mükemmel. Yine de sevilecek bir ton özelliği olduğunu söylemeden geçemem.
Blair, kendi hayatını kurmuş, spor salonu sahibi, boşanmış bir kadın olarak arz-ı endam ediyor. Kendisi tipik bir Güney Amerika kızı. Sarışın, renkli gözlü, fit vücutlu ve bir amigo kız. :D Birgün spor salonunda sürekli onu taklit eden bir kadın tarafından silahlı saldırıya uğruyor. Ya da o öyle düşünüyor diyelim. Olayın ardından yıllar önce bir süreliğine görüştüğü ancak daha sonra birden onu terkeden polis memuru Wyatt Bloodsworth'u -elbette olay yerinde- yeniden görüyor. Bu Blair için oldukça kötü çünkü ondan çok hoşlanmasına rağmen kendisini terk ettiği için Wyatt'tan nefret ediyor.
İkilinin arasındaki sürekli tartışma hali hiçbir zaman sıkıcı bir hal almadan ilerledi kitapta. İlk başta kızımızın çabuk teslim olduğunu düşünsem de sonraları bunu çoktan unutmuş vaziyetteydim. Olayların çözüm kısmı beni çok da şaşkına uğratmamış olsa da bu kitaba kötü gözle bakmam imkansız.
Tek günlük harika bir kaçamak olacak bu kitap. Eğer okuduğunuz türlerden sıkıldıysanız ve zekice, aynı zamanda da fazlasıyla eğlenceli bir şey okumak istiyorsanız: Buyurun Ölümcül Hata(To Die For) sizi kollarına çağırıyor.
Linda Howard'ın daha önce Kara Melek(Death Angel) adlı kitabını okumuştum. Favori kitaplarım arasındadır. O zaman da iki günde bitirdiğimi hatırlıyorum. Hem gerilimi, hem eğlencesi hem de romantizmi yüksek bir kitaptı. Ölümcül Hata ise ondan çok çok daha eğlenceliydi. Çoğu zaman yüzümdeki o saçma sapan gülümsemeyle okudum. Başkarakterimiz Blair Mallory ve onun müthiş düşünceleri kitaba çok tatlı bir hava katmış. Erkek karakter Wyatt ise klasik aşk kitaplarının aksine ne çok yakışıklı ne de mükemmel. Yine de sevilecek bir ton özelliği olduğunu söylemeden geçemem.
Blair, kendi hayatını kurmuş, spor salonu sahibi, boşanmış bir kadın olarak arz-ı endam ediyor. Kendisi tipik bir Güney Amerika kızı. Sarışın, renkli gözlü, fit vücutlu ve bir amigo kız. :D Birgün spor salonunda sürekli onu taklit eden bir kadın tarafından silahlı saldırıya uğruyor. Ya da o öyle düşünüyor diyelim. Olayın ardından yıllar önce bir süreliğine görüştüğü ancak daha sonra birden onu terkeden polis memuru Wyatt Bloodsworth'u -elbette olay yerinde- yeniden görüyor. Bu Blair için oldukça kötü çünkü ondan çok hoşlanmasına rağmen kendisini terk ettiği için Wyatt'tan nefret ediyor.
İkilinin arasındaki sürekli tartışma hali hiçbir zaman sıkıcı bir hal almadan ilerledi kitapta. İlk başta kızımızın çabuk teslim olduğunu düşünsem de sonraları bunu çoktan unutmuş vaziyetteydim. Olayların çözüm kısmı beni çok da şaşkına uğratmamış olsa da bu kitaba kötü gözle bakmam imkansız.
Tek günlük harika bir kaçamak olacak bu kitap. Eğer okuduğunuz türlerden sıkıldıysanız ve zekice, aynı zamanda da fazlasıyla eğlenceli bir şey okumak istiyorsanız: Buyurun Ölümcül Hata(To Die For) sizi kollarına çağırıyor.
Linda Howard es geçmeye gelmez!
Puan: 4
Etiketler:
aşk
,
blair mallory
,
kitap yorumu
,
linda howard
,
ölümcül hata
,
polisiye
,
to die for
,
yetişkin
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)










